Sayı : 4296
11.12.2017
12.12.2017 Ziyaretçi
Bugün 1702
Toplam 4347732

Çocuk Terbiyesi Nasıl Olmalıdır?

2017-07-04 20:41:00

Borçka Müftülüğü tarafından ?Çocuk Terbiyesi Nasıl Olmalıdır? konusu hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

 

Borçka Müftülüğü tarafından yapılan değerlendirmede; “Çocuklar küçük yaşlarda böyle terbiye edilirse, taş üzerine yazılan yazı gibi olur ve kolay kolay silinmez. Bütün fenalıkların başı, kötü arkadaştır. Ne zaman çocukta iyi bir hareket görülürse, onu takdir etmeli, mükafatlandırmalıdır.  İnsanların yanında bazen onu övmelidir. Bir kabahat işler veya kötü bir söz söylerse birkaç defa görmezlikten gelmeli, (onu yapma) dememeli, azarlamamalıdır. Sık sık azarlanan çocuk, cesaretlenir, gizli yaptıklarını açıktan yapmaya başlar. Yaptığı kötü işlerin zararı, kendisine tatlı dil ile anlatılmalı, ikaz edilmelidir.

İyi insanların güzel hallerini anlatıp, onlar gibi olmaya, kötü insanların kötülüklerini anlatıp, onlar gibi olmamaya dikkat etmesi öğretilmelidir.

Çocuğa her istediğini almak ve lüks içinde yaşatmak uygun değildir. Büyüyünce de her istediğini ele geçirmeye çalışır; fakat bunda muvaffak olamayınca sükutu hayale uğrar, isyankâr olur.

Kendimiz helal yediğimiz gibi çocuklarımıza da helal yedirmeliyiz. Çocuğa, israf etmemesini, kanaatkâr olmasını öğretmelidir. Her defasında onların istedikleri yemekleri değil, ne pişirilmiş ise onu yemeleri gerektiği öğretilmelidir.

Baba, ne devamlı asık suratlı durmalı, ne de çocukla fazla yüz göz olmalı, konuşmasının heybetini korumalıdır. Çocuğa babasının malı ile, rütbesi ile övünmemesi tembih edilmelidir. Tevazu sahibi ve kibar olması öğretilmelidir! Başkalarından bir şey almanın zillet olduğu, veren elin alan elden üstünlüğü bildirilmelidir. Bazen komşuya bir tabak yemeği çocuğun eliyle ulaştırmalı, sokak hayvanlarına kendi elleriyle vermeleri için onları teşvik etmeli, taşıdığı yükün ağırlığı altında ezilen bir insana yardım etmelidir.

Çocuğu daha küçükken namaza alıştırmalıdır. Büyüyünce namaz kılması zor gelebilir. Başkasının malını çalmayı, haram yemeyi, yalan söylemeyi gözünde çirkin gösterecek şekilde anlatmalıdır.

Peygamber Efendimiz buyurdu ki: “Hiçbir baba çocuğuna güzel edepten daha üstün hediye vermemiştir.”  (Tirmizi, Birr 33)   

Çocuklarımızı  terbiye ederken, bunu yap, şunu yapma demek yerine, örnek olmak gerekir. Bunun için, Lisan-ı hal, lisan-ı kalden entaktır denmiştir. Yani insanın hal ve hareketi, sözünden daha etkilidir. Baba, sigara içiyor, kumar oynuyorsa, çocuğuna bunları yapma demesi o kadar etkili olmaz. Bunlar kötü olsa babam yapmaz der.

Terbiyede Dayak Atılmaz

1- Çocuğu dövmek ahlakının bozulmasına, hırçınlaşmasına ve saldırganlaşmasına sebep olur.

2- Dayakla büyüyen çocuk esnek olmaz.

3- Dövülmek, çocukta ana-babaya karşı kızgınlığa yol açar. Çocuk kendi yaptığının kötü bir şey olduğunu düşünmez, kendini suçlu görmez, kendisini döveni suçlar.

4- Dövülen çocuk, kızdığı zaman, o da şiddete baş vurur, bir başkasını döver.

5- Sözden anlayacak yaştaki çocuğa dayak atılmaz. Başa, yüze tokat atmak, sopa ile dövmek çok zararlıdır. Bu zaten çocuğa işkence demektir ki dinimiz buna müsaade etmemiştir.

Çoluk çocuğu terbiye etmek için dövmek doğru değildir. Ancak yanlış bir iş yapınca, cezalanabileceği hissini vermek gerekir.

Bir adam, Hz. Ömer’e oğlunu şikayet eder. Hz. Ömer, bu kimsenin oğluna der ki: İmandan sonra birinci vazifemiz ana babanın kalbini kırmamaktır. Onlar ne kadar kötü olsalar da, yine her şeyin üstünde hakları vardır. Onların kalbini kıranın ibadeti kabul olmaz. Müslüman doğmamıza ve Müslüman yetişmemize sebep olan ana babamızın kalbini kırarsak Cennete nasıl gireriz? Onlar bize hakaret etse de, yalvararak gönüllerini almamız lazımdır. Müslüman ana babamız, bizden razı olmadıkça, Allahü teâlânın sevdiği kulu olmak çok zordur.

Çocuk Hz. Ömer’e der ki: - Ya Emir-el-müminin, söylediklerini aynen kabul ediyorum. Fakat çocuğun ana babası üzerinde hiç mi hakkı yoktur?

Hz. Ömer buyurdu ki: - Evet çocuğun da hakkı vardır. Evlenirken çocuklarına anne olacak kızı veya kadını iyi aileden seçmesi, çocuğa güzel bir isim koyması ve dinini öğretmesi gerekir.

Çocuk, Hz. Ömer’e şöyle cevap verdi: - Babam, bana terbiye nedir öğretmedi. Anam ise, Allah’ın kitabından bana bir harf bile öğretmedi. Maalesef dinim hakkında hiçbir şey bilmiyorum.

Hz. Ömer, çocuğun babasına dedi ki: - Gelmiş, bir de bana oğlunu şikâyet ediyorsun; halbuki sen onun hakkını çiğnemiş ve o sana kötülük etmeden, sen ona kötülük etmişsin” İfadelerine yer verildi. Ç.P.


Bu haber 169 defa okundu.

Kaynak : Ç.P.
Yazdır