Sayı : 4297
12.12.2017
12.12.2017 Ziyaretçi
Bugün 2266
Toplam 4348296

Erken Tanı İle Kanserden Korkmuyorum

2017-04-10 07:46:00

1-7 Nisan Kanser Haftası nedeniyle Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği Artvin Devlet Hastanesi genel sekreterlik bilgilendirme toplantı salonunda ? Kanserden Korkmuyorum? etkinliği gerçekleştirdi.

 Programın sunuculuğunu ise KHB Halkla İlişkiler Birimi Sorumlusu Halime Tüylü gerçekleştirdi.

Artvin Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı radyoloji Uzmanı Hasan Gündoğdu, ve Uzun yıllar KETEM’de çalışan  özellikle meme kanseri üzerine bilgilendirmede bulunan  hemşire Saadet Altuntaş  Meme Kanseri üzerine konferans verdi.

Radyoloji Uzmanı Doktor Hasan Gündoğdu, meme kanserinin en sık görülen kanser olduğuna dikkat çekerek kadınların bu konuda bilinçli olmalarını istedi.  Erken tanının çok önemli olduğuna dikkat çeken Gündoğdu, “Kadınlarda en sık görülen kanser türü meme kanseridir.  Bu konuda size  belirtileri  ve daha sonra yapılması gerekenler hakkında bilgilendirmeye çalışacağım.  Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü ve yaklaşık olarak 8 kadında birinin, hayatının bir döneminde kapısını çalıyor. Oysa erken evrede yakalandığında meme kanseri artık tedavi edilebilir bir hastalık. 20 yaşından sonra ayda bir kez her kadının kendi kendini muayene etmesi, yılda bir kez doktora görünmesi ve bazı görüntüleme tetkikleri erken teşhiste büyük önem taşıyor. Peki nedir meme kanseri isterseniz bunlardan söz edelim” dedi.

Radyoloji Uzmanı Doktor Hasan Gündoğdu etkinlikte şu ifadelere yer verdi:

Meme Kanseri Nedir?

“Kadınlarda görülme oranı özellikle son yıllarda artan kanserlerin başında geliyor. Dünyada her 8 kadından 1’inde görülen meme kanseri; Türkiye’de her 12 kadından 1’inde görülüyor. Son yıllarda etkin tarama programlarıyla erken tanı sağlandığı için meme kanserine dayalı ölümlerde ciddi oranda azalma söz konusu.

Memedeki süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin kontrol dışı çoğalarak vücuda yayılmasıyla oluşan meme kanseri önce yakın çevreye daha sonra memeye yakın lenf bezlerine yayılabiliyor. Bu nedenle meme kanserinde erken tanı çok önemli. Hastalığın gerçek nedeni hala tam olarak bilinmiyor. Meme kanseri görülen kadınların üçte ikisi risk faktörü taşımadıkları halde bu hastalığa yakalanıyorlar.

Kimler Risk Altındadır?

Kadınlar (Kadınlarda meme kanserinin görülme sıklığı erkeklere göre daha fazladır) 50-70 yaş arasında, menopoz sonrası dönemde olanlar (Meme kanseri riski yaşla birlikte daha çok arttığı için bu yaş grubu risk altındadır), Ailede ve birinci derece akrabalarda meme kanseri geçmişi olanlar (Tüm meme kanserlerinin %20-30’unda aile hikayesi vardır. Özellikle anne, kız kardeş, kızı gibi birinci derece yakınlarında kanser görülenlerin riski daha yüksektir) Genetik faktörler (Meme kanserlerinin %5-10’unun anneden ya da babadan geçen BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki değişikliklerle oluşur),

Daha önce meme kanserine yakalanmış olanlar (bir meme kanseri olanların diğer memede de kanser gelişme riski 3-4 kat daha fazladır), Daha önce meme biyopsisi yapılanlar (Daha önce yapılmış biyopsiyle iyi huylu tümör saptanmış olabilir. Bu tür tümörler de kanser gelişme riskini değişik oranlarda artırabilir), Daha önce iyi huylu meme hastalıkları (hücrelerin düzensiz gelişimi ve meme lobüllerinde anormal hücreler bulunması iyi huylu meme hastalıkları riskini artırmaktadır.) geçirmiş olanlar,

Çocukluk veya gençlik döneminde özellikle göğüs bölgesine ışın tedavisi uygulananlar (bu hastalar yaklaşık 10 yıl sonra meme kanseri riskine sahip olurlar),

Erken yaşta (12 yaşından önce) adet görmeye başlayıp; geç yaşta (55 yaşından sonra) menopoza girenler, Hiç doğum yapmamış olanlar (Çok doğum yapmış olanlara göre riski daha yüksektir),

Doğum yapmış fakat bebeğini emzirmemiş olanlar (Özellikle 1,5-2 yıl gibi uzun süreli emzirmenin meme kanserini azalttığını gösteren çalışmalar söz konusudur), 30 yaşından sonra ilk çocuğunu doğuranlar, Östrojen hormonu tedavisi görenler,

Doğum kontrol hapı kullananlar (Hapın kullanımı bırakıldıktan sonra 10 yıl içerisinde risk kullanmayanlarla aynı düzeye iner), Menopoz döneminde 10 yıldan fazla hormon tedavisi görenler (Uzun süre kullanılan ostrojen ve progesteronun kombine kullanımı meme kanseri riskini artırmaktadır. İlaçların kullanımı kesildikten 5 yıl sonra risk; kullanmayanlarla aynı düzeye iner),

Alkol Ve Sigara Kullananlar

Uzun süreli hormon tedavisi görenler, Yüksek sosyo-ekonomik düzeyde yaşam sürenler (Bu tür ailelerin kızları daha erken gelişmekte ve erken yaşta adet görmeye başlamakta; eğitim ve iş olanaklarının çeşitliliği nedeniyle daha geç evlenerek çocuk sahibi olmaktadırlar),

Modern Şehir Hayatı

 Şişmanlık, obezite problemi olanlar, (özellikle menopoz döneminde ve sonrasında alınan fazla kilolar ve doymuş gıdalardan tüketenler yüksek risk altındadır) Egzersiz yapmayanlar (düzenli egzersiz meme kanseri riskini azaltır) risk altındadır.

Belirtileri nelerdir?

 Meme kanseri erken dönemde belirtilerini veren bir kanser türü değildir. Bu yüzden aşağıda yer alan belirtilerden herhangi biri söz konusuysa; lütfen hiç gecikmeden doktorunuza başvurunuz. Memede veya koltuk altınızda iki haftadan uzun bir süredir elinize şişlik geliyorsa,

Memenizin şeklinde veya boyutunda değişiklik; iki meme arasında son dönemde ortaya çıkan asimetri varsa, Adet döneminizde memenizde farklı bir ağrı söz konusuysa, Meme başında kabuklanma, soyulma varsa, Meme başından kanlı akıntı geliyorsa, Meme derisi portakal kabuğu görünümü aldıysa, Meme başı pozisyonunda değişiklik varsa, Meme başı içeriye doğru çekildiyse,

Koltuk altında sertlik, şişlik veya kitle söz konusu ise gecikmeden uzman bir hekime başvurunuz. Meme kanserinin erkenden teşhis edilebilmesi için belirli tanı yöntemleri vardır. Bunlar: Kendi Kendini Muayene Etme: Meme kanserlerinin %70’i hastanın kendi kendini muayene etme sürecinde ortaya çıkar. Bunun için 20 yaşından sonra kadınların ayda bir kez, adetlerinin ardından ayna karşısında meme muayenesi yapmaları gerekir. Herhangi bir değişiklik söz konusu olduğunda beklemek yerine hemen uzman bir hekime başvurmak doğru bir tercih olacaktır.

Doktor Muayenesi: Herhangi bir şikayetiniz söz konusu olmasa bile 20-40 yaşları arasındaysanız 3 yılda 1; 40 yaşının üzerindeyseniz ise yılda bir kez meme konusunda deneyimli bir genel cerraha muayene olmanız gerekir. Doktorunuz muayene sırasında iyi huylu meme kitlelerine rastlayabilir. Bu meme kitleleri genellikle daha yumuşak, düzgün, düzeyli, yuvarlak ve hareketlidir. Kanserli kitleler ise daha sert, yüzeyi düzensiz; dokuya daha sıkı tutunduğu için kolay hareket etmeyen yapılardır.

Görüntüleme Yöntemleri: Meme görüntülemesiyle meme kanserini mümkün olan en erken evrede saptamanız mümkün. Özellikle son dönemde elle hissedilmeyen ancak görüntüleme yöntemleriyle saptanabilen meme kanserlerine daha çok rastlanmaktadır. Sık kullanılan görüntüleme yöntemleri:

Mamografi: Meme kanseri tanısında kullanılan temel yöntem olan mamografi düşük düzeyli X ışınları kullanılarak meme hastalıklarının değerlendirilmesini sağlayan görüntüleme yöntemlerinden biri. Altın standart olarak kabul edilen bu yöntemle muayene ile tespit edilemeyen küçük kitle ve değişiklikler görülebilir. Meme iki levha arasına sıkıştırılarak değişik pozisyonlarda görüntüsü alınır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 40 yaşından itibaren her kadının yılda bir kez tarama mamografisi çektirmesini destekliyor. Meme dokusu yoğun olduğu için mamografi duyarlılığının azalması ve meme dokusunun radyasyon duyarlılığının fazla olması nedeniyle 35 yaş altı kadınların mecbur kalmadıkça mamografi çektirmesi önerilmiyor. Düzenli tarama mamografisi yapılanların meme kanserinden ölüm oranının %33 azaldığı görülmektedir.

Ultrasonografi: Mamografiye yönelik yardımcı tetkiklerden biridir. Görüntülemeyi ultrasonik ses dalgaları yardımıyla yapar. Ses dalgalarının yansımaları bilgisayar tarafından toplanarak ekranda görüntü oluşturulur. Mamografide saptanan kitlelerin içyapıları hakkında bilgi verir. Ayrıca iyi huylu kitleler ile kötü huylu kitleler arasındaki ayrım konusunda ön bilgi verir. Özellikle genç hastalarda mamografiye göre daha çok bilgi verdiği için tercih edilen yöntemlerden biridir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI): Günümüzde yaygın olarak kullanılmaya başlanan manyetik rezonans görüntüleme; yerinde ve doğru zamanda kullanıldığında, yapısal bulgularla işlevsel bulguları birleştirme özelliği nedeniyle meme kanseri için en duyarlı görüntüleme yöntemlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Biyopsi: Patolojik inceleme için meme kanseri şüphesi taşıyan kitleden örnek alma yöntemidir. İnce iğne, otomatik kalın iğne ve cerrahi teknikle şüpheli kitleden doku örneği alınır ve patolojik incelemeye gönderilir.

 Erken Teşhis Ve Tedavi

Erken dönemde tanı konulması hayat kurtarıcıdır. Meme kanserinin erken tanısında 20-40 yaş arasındaki kadınların üç yılda bir doktor muayenesi olması; 40 yaşından sonra senede bir kez doktor muayenesi olarak mamografi çektirmeleri avantaj sağlayacaktır.” Dedi.

 Daha sonra ise Hemşire Saadet Altuntaş, maket üzerinde meme üzerinde nasıl tarama yapılacağı ile ilgili uygulamalı anlatımda bulundu. Bunun hayati önemi olduğuna dikkat çeken Altuntaş farklı bir kitle testip ettdildiğinde mutlaka doktora başvurulmasının önemine değinerek.

Kendi Kendine Meme Muayenesi Nasıl Yapılır?

Banyoda sabunlu iken meme ve koltukaltı bölgesinin incelenmesi gereklidir. Ayrıca ayna karşısında yapılan muayene de kanserin erken teşhisinde önemli bir yere sahiptir. Muayeneyi her ay belirli bir günde ayna karşısında yeterli ışık alan bir ortamda yapmanız gerekir. Ellerinizi belinize koyarak, her iki memenizde şekil, büyüklük, renk ve yapı farklılıklarına dikkatle bakın. Her iki memenizin birbirine birebir benzemesi mümkün değildir. Her zaman gördüğünüzden farklı bir durum olup olmadığı önemlidir. Aynı gözlemi ellerinizi başınızın arkasına kaldırarak ve bastırarak tekrarlayın. Böylece göğüs kaslarınız kasılarak meme yapısında herhangi bir değişiklik varsa ortaya çıkaracaktır. Ayna karşısında ayakta dururken sağ memeyi sol elle; sol memeyi de sağ elle meme üzerinde küçük daireler çizecek şekilde çok bastırmadan, parmaklarınızın iç yüzeyi ile temas ettirerek hareket ettirin. Her iki meme başını, baş ve işaret parmaklarınız arasına alarak dikkatlice fazla sıkmadan muayene edin. Memeden sonra sağ koltuk altınızı sol elinizle; sol koltuk altınızı sağ elinizle muayene edin. Aynı muayeneyi sırt üstü yatarken de tekrarlayın. Muayene sırasında farklı gelen şüphe duyduğunuz bir durum söz konusuysa gecikmeden hekiminize başvurun.” dedi.

Kanser haftası nedeniyle katılımcılara farkındalık kurdelesi ve çiçek dağıtıldı. Son olarak basın mensuplarının sorularına cevap verildikten sonra program sona erdi.


Bu haber 256 defa okundu.

Kaynak : Naciye Beyazkaya
Yazdır