Sayı : 4296
11.12.2017
12.12.2017 Ziyaretçi
Bugün 1743
Toplam 4347773

Artvin Çoruh Üniversitesi?nin Dikkat Çeken MYO Bölümü

2017-01-31 06:34:00

Avcılık ve Yaban Hayatı Bölümü?nü Tanıyoruz.

 Artvin Çoruh Üniversitesi her geçen gün büyüyen yapısı ile ilimizin sosyo-ekonomik alanındaki en önemli yapı taşı haline geldi. Üniversitemizin bünyesinde bulunan bir çok fakülte ve yüksek okul eğitim öğretim hayatında başarıdan başarıya koşarken bu bölümlerin başarıları hem üniversitemizin hem de ilimizin tanıtımına önemli miktarda katkı sağlıyor.

İşte bu başarılı bölümlerden biri olan Artvin Meslek Yüksek Okulu’nun Çayağzı Yerleşkesinde eğitim veren Avcılık ve Yaban Hayatı Bölümü’nü sizler için gezdik ve hem öğretim görevlileri hem de öğrencileri ile sizler için görüşerek bölümü yakından tanımak istedik.

Avcılık ve Yaban Hayatı Bölümü Programı Hakkında Bilgi:

Yaban hayatının korunması, yönetimi ve işletilmesi için, doğa sevgisi taşıyan, teknik bilgi ve beceriye sahip ara elemanlara ihtiyaç duyulmaktadır. Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Türkiye´de çok az sayıdadır. Bu program özellikle, Yaban hayvanlarının envanterini (sayımını), üretimini, habitatların geliştirilmesini, popülasyonların izlenmesini ve düzenlenmesini, özel ve kamu avlaklarının geliştirilmesini ve işletilmesini kapsamaktadır.

Bölümün Amaç ve Hedefleri:

Bu programın amacı, av ve yaban hayatının çeşitli dallarında çalışabilecek yaban hayatı teknikerleri yetiştirmektir. Yaban hayatı teknikerleri, yaban hayatı ile ilgili konularda orman mühendisleri, biyologlar ve yaban hayatı yöneticilerine yardımcı olabilecek düzeyde bilgi ve beceriye sahip olmaları amaçlanmaktadır.

Avcılık ve Yaban Hayatı programındaki öğrencilerin, yaban hayatının her alanında yeterli bilgiye sahip, bilgisini yüksek derecede uygulama becerisiyle donatılmış, kendisini teknolojik gelişmeler doğrultusunda sürekli olarak geliştirebilen kişiler olarak yetiştirilmesi hedeflenmektedir.

Bölümün Çalışma Alanları:

Ülkemizde Av ve Yaban Hayatı Teknikerlerine çok fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Gerek kamu sektöründe, gerekse özel sektörde bu konuda yetişmiş ara eleman yetersizliğinden dolayı bu programdan mezun olanların iş bulma olanakları oldukça yüksektir. Mezunlar Türkiye´nin her yerinde çalıştırılabilmektedirler. İş bulma konusunda cinsiyet ayrımı bulunmamaktadır.

Avcılık ve Yaban Hayatı mezunları, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Belediyeler, İl ve İlçe Av Komisyonlarında görev alabilecekleri gibi özel avlaklarda ve hayvanat bahçelerinde de teknik eleman olarak çalışabilirler.

Dikey Geçiş Yapılabilecek Alanlar:

Bu programdan mezun olanlar gerekli koşulları sağladıkları takdirde Orman Fakültelerinin Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi ile Orman Mühendisliği Bölümlerine dikey geçiş yapabilirler. Yaban hayatının dünyada giderek önem kazanması bu mesleğin de geleceğini daha parlak kılmaktadır. Orman Fakültelerindeki Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü ön lisansı bitiren teknikerlere, lisans eğitimi ile Yaban Hayatı Yöneticisi olma imkanını da vermektedir

Teknik Alt Yapı ve Laboratuvar İmkânları:

Arazi uygulamaları için 30 kişilik yaban hayatı gözlem ve kamp malzemeleri, atıcılık ve avlanma yöntemleri uygulamaları için av tüfekleri, havalı tüfekler ve ekipmanlar, 4 adet 25 kişilik ve 1 adet 50 kişilik bilgisayar laboratuvarı ile tüm öğrencilerimize ücretsiz olarak hizmet vermektedir.

Akademik Personel:

Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Perinçek Seçkinozan Şeker, Öğretim Görevlileri  Fahriye Zehra Babacan, Yasin Uçarlı, Gökçe Ali Keleş

Öğretim Görevlisi Dr. Yasin Uçarlı, Bölümünü Tanıttı

Bölümün Öğretim Görevlisi Dr. Yasin Uçarlı’dan bölüm hakkında bilgiler aldık. Yaptığımız röportajda Öğretim Görevlisi Yasin Uçarlı, bölümün amaçları, hedefleri, bölümün yaptığı çalışmalar ve ülkemizdeki av ve yaban hayatına bölümün katkıları ile ilimizdeki yapılan çalışmalarına ilişkin bize bilgiler aktardı. İşte o röportajımız:

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Ayrıca bölümünüzü bize tanıtır mısınız?

Doktor Yasin Uçarlı: Artvin Çoruh Üniversitesi avcılık ve yaban hayatı programında öğretim görevlisi olarak görev yapmaktayım. Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği bölümünü bitirdim. Daha sonra yüksek lisans ve doktora yaptım. Samsun Lâdikliyim. Yaklaşık 6 yıldır Artvin Çoruh Üniversitesi’nde görev yapmaktayım. Daha önce araştırma görevlisi olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde görev yaptım. Avcılık ve Yapan Hayatı programı burada 2010 yılın da açıldı. Bizim buradaki temel amacımız özellikle günümüzde doğal kaynakların tehdit altında olduğu bir dönemde doğal kaynakların korunmasına yardımcı olmaktır. Bu bağlamda özellikle kamu kuruluşların ve beraberinde özel sektörün ihtiyaç duyduğu kalifiyeli ara personel ihtiyacını gidermek temel amacımız ve düşüncemizdir.

Şuan ülkemizde Av ve Yaban Hayatı hangi noktadır? Mevcut sorunlar nedir? Çözüm önerileriniz nelerdir?

Şuan yaban hayatı birçok gelişmiş ülkelerde ileri seviyelerdedir. Ancak şuan bizim ülkemiz de hem popülasyon anlamda hem de teknik personel anlamında yeterli düzeye ulaşamadık, bu anlamda bir sıkıntımız var. Bu açığı gidermek için kurum olarak ve aynı zamanda bölüm olarak çalışmalarımızı yapmaya çalışıyoruz. Burada en önemlisi bizim Doğa Koruma Ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesinde ki veya orman teşkilatının diğer birimlerinde bulunan kalifiyeli personel sayısının artırılması ve böylelikle yaban hayvanlarımızın doğada daha çok rahat edebileceği ortamı oluşturmak. Bunun için yaban hayvanını daha iyi tanıyan personelle birlikte hayatlarını devam ettirmek, bizim temel amacımız ve düşüncemiz budur. Bizim programımız ormancılık bölümü altında yer alıyor. Ormancılık bölümü altında da iki programımız var ormancılık ve orman ürünleri buradan daha çok orman muhafaza memuru yetişiyor. Avcılık ve yaban hayatı programı bunda da daha çok yaban hayatı teknikeri yetiştiriyoruz. Mezun olan öğrencilerimiz genelde kamu kurumlarında görev yapıyor. Burada özellikle Doğa Koruma Ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesinde istihdam ediliyor. Ormancılık bölümünden mezun olan öğrencilerimiz av ve orman muhafaza memuru olarak Orman Bölge Müdürlüğü’nde ve Orman Genel Müdürlükleri’nde iyi bir şekilde istihdam ediliyor. Bununla ilgili buradan mezun olan öğrencilerimiz geçen seneki alımlarda yüzdeye vurduğumuz da ciddi bir şekilde yükselme başarısı gösterdi ve buda bizim üniversite meslek yüksek okulu olarak bizi onurlandırdı ve gururlandırdılar. Yüksek düzeyde yerleştire biliyorsak o zaman biz burada hem uygulama anlamında hem de ders anlamında gerekli yüklemeleri öğrencilerimize yapmışız demektir.

Sizin verdiğiniz eğitimden ve buradan mezun olan öğrencilerin hedeflerine ilişkin bilgi verir misiniz? Bölümünüzde kaç öğrenci bulunuyor?

Ormancılık bölümüyle birlikte yaklaşık 250 kişiye yakın öğrencimiz buradan mezun olarak gittiler. Bazen kavram kargaşası oluyor. Şimdi halk buradan çıkan av ve yaban hayatı olunca öğrenciler avcılık yapma vehmine kapılıyor. Veya öyle bir düşünce ye giriyor. Biz buradan aslında yaban hayatı teknikeri yetiştiriyoruz.  Kamu da bunlar av koruma memuru veya av muhafaza memuru olarak görev alıyorlar. Buradan mezun olan öğrencilerimiz özellikle av muhafaza memuru olarak görev yapacaklar ve özellikle doğadaki yaban hayvanlarının daha çok rahat etmesi için onların ne istediğini bilen personel yetiştiriyoruz. Habitat anlamında yaşam ortamı anlamında neler istiyor. Onları tehdit eden etkenlerin neler olduğunu bu tehdit eden etkenleri ortadan kaldırılması için neler yapılabilir. Islah anlamında veya popülasyon düzenlenmesi anlamında veya eldeki mevcut durumun ortaya konulması için farklı sayım teknikleri anlamında farklı farklı coğrafyalarda görev yapacakları için farklı hedef türleri ile ilgili çalışacaklar. Orada o probleme göre reçete yazma kısmında çok kalifiyeli bir personel olacaklar.

Bölümün Artvin’de olmasının avantajları var mı?

Bizim okullarda yaptığımız temel çalışmalar aslında özellikle ders ortamında öğrencilerimize en üst düzeydeki bilgilerle donatmak ama Artvin coğrafyasının da bize sunmuş olduğu imkânlar da var. Özellikle uygulama derslerimiz çok daha fazla ve burada hayvanları doğal ortamında görmek hem de onla ilgili mevcut gözlemleri yapabilmek veya derste gömüş olduğumuz teorik bilgileri arazi ortamında uygulama imkanı sunuluyor.

Artvin’de bölümünüzle ilgili müdürlüklerin çalışmalarına katılıyor musunuz? Katıldığınız çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?

Program olarak DKMP personeli ile envantere katıldık. 20 ye yakın av ve yaban hayatı programı 2.sınıfta öğrencimiz var onları Envantere götürdük. Geçen sene de Meslek Yüksek Okulu öğrencileri olarak meydancık bölgesinde ki ayı Envanterine katılım sağladık. Bunun yanı sıra milli parklarla beraber yapmış olduğumuz çalışmalar var. Bu kısımda da öğrencilerden destek alıyoruz ve bu projelere dahil ediyoruz böylelikle onlarında bilgi dağarcığının daha da çok genişlemesine imkan vermeye çalışıyoruz.

Belli yıllarda doğa koruma ve milli parklara yardımcı olarak katılıyoruz. Kış yemleme çalışmalarımız oluyor. Birçok öğrencimizde bu etkinliğe katılım sağladı. Kafkasör bölgesinde kuş yuvası yaptırdık mobilya programımızla onları astık. Avın bizce açıklaması, av planlı ve programlı bir şekilde alınması gereken bireyin doğadan çıkarılması esasına dayanan bir uygulamadır. Bu duruma av yada avcılık diyebiliriz. Onun dışında plansız ve programsız olan uygulamaların ismi avcılık değildir. Onlara farklı isimler koyabiliriz. Yasa dışı avcılık, kaçak avcılık, erkek dişi veya yavru ayrımını yapmadan veya plansız yapılan uygulamalar için bohçacılık gibi kavramları söyleyebiliriz. Doğada birçok farklı kısımla karşılaşıyoruz bunların avcılıkla aynı seviyede ve aynı kategori de planlaması ve düşünülmesi imkânsızdır.

Bölümünüz revaçta mı? İlgi görüyor mu? Gerek ilimizde gerekse de ülkemizde.

Revaçta bir bölüm, birçok programda diğer kısımlarda açılmış bazı bölgelerde ve bazı illerde açılmış durumda. Şu an eğitim öğretime devam eden Avcılık ve Yaban Hayatı programı sayısı 9 üniversitede toplam 12 program olarak bulunmaktadır. Ormancılık ve Orman Ürünleri programı sayısı ise 22 farklı üniversitede toplam 41 program şeklindedir. Bazı bölümler açılmış şuan aktif öğrenci olmadığı için müfredatta açık gözüküyor onlarda birkaç yıl içerisinde öğrenci alacaklar. Şuan biz köklü bir bölüm ve program olduğumuz için bizim şuan ki aşamamız eğitim düzeyimiz biraz daha ileri düzeydedir. Artvin Çoruh Üniversitesi’nde 1. Sınıf sayımız 35 öğrenci 2. Sınıf ta ise 30 öğrenci var. Bazı dönemlerde bayan öğrencilerimiz de vardı. Bu seneki bayan öğrencimiz daha fazla, 7 tane var. Avcılık ve yaban hayatı programında ön plana çıkan illeri söyleye biliriz. İstanbul, Isparta, Trabzon’da ise 4 yıllık lisans eğitimi veren program var. Yine coğrafya itibariyle ve aynı zamanda bölüm olarak Artvin Çoruh Üniversitesi olarak Orman Mühendisliği bölümüyle birlikte hem de buradaki ormancılık programıyla birlikte burada öncü kurumlar arasında yer almaktadır.

Mezun olan öğrenciler meslek edinme açısından sorun yaşıyorlar mı?

Mesleğimizin önünde gayet açık burada bölüm mezunları yıllar itibariyle farklı oranlarda da olsa farklı istihdam edilmesi bir sorun olmuyor. Ama şuan birçok programdaki öğrencilerin yaşamış olduğu sorunları bazı yıllar biz de yaşıyoruz. Bu kaçınılmaz bir durum ve bizim müdahale edebileceğimiz veya çözebileceğimiz bir sorun değil ama şuan yavaş yavaş artık özel sektörde süreç içerisine girmeye başladı öğrencilerimiz istihdam edilme olasılıkları biraz daha artıyor. Birçok bölgede hidroelektrik santralleri veya barajlar gibi değişik projeler var. Buralarda bazı yasalarla birlikte artık yaban hayatı teknikeri istihdam edilmesi ve buralarda çalıştırılması aynı zamanda bu tarz projelerin ekosistemi etkilerinin anbean günlük takip edilmesi isteniyor. Bunun içinde yaban hayatı teknikerleri stabilize edilmeye başladı. Birçok bölgemizde buda bizim öğrencilerimize buralarda görev alma olasılıklarını arttırıyor.

Verdiğiniz dersler ve müfredatınıza ilişkin bilgi verir misiniz?

Biz burada ders kapsamında uygulama kapsamında farklı teknikler öğretmeye çalışıyoruz. Buradaki ön plana çıkan derslerimiz daha çok öğrencilerimizin karşısına çıkacak sayım teknikleri veya Envanter teknikleridir. Mezun olan öğrencilerimiz farklı farklı coğrafyalarda görev yapacakları için farklı yöntemleri uygulama imkanı bulacaklardır. Biz farklı coğrafyada kullanabilecekleri teknikleri Envanter anlamında yüklemeye çalışıyoruz. Birçok Envanter çalışması da yaptık. Geçen sene Şavşat Meydancık Köyü’nde ayı sayımı yaptık. 20 öğrenci ile ve milli parklardan personeller ve yerelden rehberlerimiz katılım sağladı. Toplamda 80 kişilik grup Envanter çalışması sağladık. Bu senede yaklaşık 100 kişilik bir grupla Envanter yaptık. En önemli kısım bir yaban hayvanını doğal ortamında görme ve gözlemleme şansına sahip olduk. Ders ortamında slayttan veya resimlerden göstere biliyoruz. Yaban hayvanları doğal ortamında görünce teorik yüklediğimiz kısımlar çok daha kalıcı oluyor. Yaban hayvanlarının nakil yöntemleri, farklı izleme teknikleri örneğin foto kapan gibi GPS´li tasma veya radyo vericiler gibi ya da markalama sistemleri gibi değişik sistemlerle hayvanların doğal ortamda takip edilmesi için yöntemler öğretmeye çalışıyoruz. Böylelikle yıl boyunca hayvanların hangi alanları kullandığını öğretiyoruz. Bundan sonraki aşamada yaşam alanları ve habitatlar belirlendikten sonra planlayıcılarla daha rahat yardımcı olabiliyoruz. Buradan mezun olan öğrencilerimiz başka bir şehre gittiklerinde başka coğrafyalarda görev yaparken yaşamış oldukları problemlerle ilgili irtibat kurduklarında biz yine yardımcı olamaya çalışıyoruz. Farklı problemlerin çözülmesi noktasında fikirlerimizi paylaşıyoruz.

Bölüm olarak ders dışında ilimizdeki stkların eğitim çalışmalarına destek veriyor musunuz?

Derslerimizin dışında av dernekleri var. Avcı eğitim kursları veriyorlar. Özellikle yöre insanının daha çok belgeli avcılar ve yasal avcılar teşvik etmek amacıyla burada da eğitimlere bizler de katılım sağlıyoruz. Korunması gereken türler Ekoloji bilgiler harita bilgisi korunma altında olan türler veya ava yasak türlerle ilgili orada yöre insanıyla ve avcı eğitim kursundaki vatandaşlarla veya arazi çalışmalarımız esnasında karşılaştığımız yöre insanıyla ilgili köyün ileri gelenleriyle birlikte de orada bilgi paylaşımı yapıyoruz.

Artvin’deki halk doğadaki yaşayan yaban hayvanını çok iyi tanıyor. Bu çok önemli  koruma çalışmalarında halkın devamlı kamu kurumların yanında olmasını arzu ederiz. Proje çalışmalarında veya plan kararları alınırken paydaş dediğimiz kısmı gerek yöre insanı gerek farklı kamu kurumundaki insanın oradaki plan kararları alınırken tüm istek ve beklentilerini o plana dahil edilmesini arzu ederiz. Burada yöre insanının hayvanını tanıyor olması hangi mevsimde neyle beslendiğini tehdit eden etkenler neler olduğunu biliyorsa onunla alakalı plan kararlarını almak daha rahat oluyor. Burada herkes sorumluluklarını yerine getirdiği takdirde herhangi bir sorun yok.

Birbirimizin yaşam alanına girmemiz durumunda sorunlar artıyor. Tam bu noktada buradaki Artvin insanının yaban domuzuyla veya ayıyla sorunu var. Aynı şekilde yaban hayvanlarının da yöre insanıyla problemi var. Çünkü yayla, mezra, köy gibi dağınık yerleşim şeklimiz var hayvanların köylere ve insanlara rastlamadan bir bölgeden başka bir bölgeye geçme şansı yok. Muhakkak karşılaşacaklar. Bu durumda zararı en aza indirmek temel politikamız olmalıdır. Burada kişi kendi ürününü koruyacak ama bunu imkan varsa yaban hayvanlarını öldürmeden koruması gerekiyor. Zarar veren yaban hayvanı bireyi varsa o bireyle ilgili milli parklar teşkilatından gerekli desteği alıyorlar. Zarar veren türle ilgili doğal ortamında takip edip intikam alma duygusuyla müdahale ettiğinde o zaman sorun başlıyor. Bölgemiz için en büyük sorun dağınık bir yerleşim şeklinin olmasıdır. Buda Karadeniz Bölgesi’nde olan bir şey bunu en aza indirmek bizim temel düşüncemizdir.

Bölümünüze neden ihtiyaç duyuluyor?

İnsanların temel ihtiyaçlarını karşılayınca başka ihtiyaçlar devreye girer mesela temel ihtiyaçlar beslenme ve koruma ihtiyacı giderildikten sonra doğal ortamında vakit geçirmek ihtiyacı ortaya çıkar. Bu aşamada da o zaman yaban hayatına ve diğer doğal kaynaklarına daha çok ilgi duyulmaya başlandı. Doğadaki yaban hayvanına ilgi duyulması gelişmiş olan toplumlarda çok daha yaygın. Bunda televizyon kanallarının ve basın yayın organlarının çok büyük etkisi oldu. Belgesellerle ilgili doğa sevinci veya doğa bilinci aşılanmaya başlandı. Etrafımızda belli anlamda bazı yaban hayvanları türleri sayısal artış eğilimindedir. Etraftaki insanlar bunları gördükçe bunlara ilgi ve alaka düzeyi de arttı.

Bildiğiniz üzere sizin bölümünüzü de yakından ilgilendiren bir konu var. O da kaçak avcılık. Bu konuda neler düşünüyorsunuz? Kaçak avcılık nasıl engellenebilir?

Bundan daha önemlisi insanlar sosyal medyadan kaçak avcılık ve yasa dışı avcılık ilgili çok ciddi bilinç düzeyi oluşmaya başladı bununla ilgili koruma çalışması yapanların yanında yer alındı. Polisiye tedbirlerle birlikte kaçak avcının veya yasal dışı avcının önlenme şansı çok zor. Bunu birçok ülkede de denedi yapamadı. Kaçak avcılıkla ilgili cezaların daha caydırıcı olması bir yaban hayatı öğretim görevlisi olarak arzu ettiğim bir kısımdır. Cezaların kesinlikle caydırıcı olması gerektiğini düşünüyorum. Herhangi bir kaçak avcının bir yaban hayvanını vururken o kadar rahat davranmaması lazım. Burada en önemli kısım yöre insanının kamu kurumlarının yanında yer almasıdır.

Koruma kullanma dengesini oluştura bilirsek doğa kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı çerçevesinde olaya yaklaşabiliriz. Bunun en temel aşaması habitatların yani hayvanların yaşam ortamlarının korunması ve kaçak avcılığın önlenmesidir. Bunu başarabilirsek o zaman çok daha rahat ederiz. Temel amacımız ve düşüncemizin bu şekilde olması lazımdır.

Biz burada avcı eğitim kurslarında da benzer politikayı benzer düşünceleri ifade etmeye çalışıyoruz. Yöre insanıyla da konuştuğumuzda da aynı şeyi ifade etmeye çalışıyoruz. Yaban hayatı teknikeri ve orman muhafaza memuru yetiştirirken de aynı politikayı oluşturmaya çalışıyoruz. Bizlerin temel amacı ve düşüncesi doğal kaynaklarımızın korunmasıdır. Bunun için de doğada koruma kullanma dengesi oluşması gerekiyor. Bunu sağlamanın yolu da buradaki hayvanların habitatların yaşam alanlarının korunması ve popülâsyonların düzenli bir şekilde takip edilmesidir.

Bölüm hakkında Dr. Yasin Uçarlı’dan geniş bir bilgi aldıktan sonra bir de istedik ki bu bölümü bu yıl ilk kez tercih eden ve ayrıca yine bu bölümün ikinci sınıf öğrencileriyle de bölümleri üzerine sohbet etmek istedik. Bu konuda ise şu şekilde röportajlar gerçekleştirdik:

Av ve Yaban Hayatı 1’ci sınıf öğrencileri bölümü tercih etmekten dolayı mutlular

Esma Altun: Artvinliyim, burada ikametgâh ediyorum. Bu bölümü tamamen hobi olarak tercih ettim. Yaban hayatını ve doğayı çok sevdiğim için bu bölümü tercih ettim. Bu benim 3’cü üniversitem oluyor. Bu program benim tüm beklentilerimi karşılıyor. Önümdeki yıl beklentilerim yüksek ve bu beklentilerimi de karşılayacağını düşünüyorum. Çünkü araziye yani sahaya çıkabileceğiz. Daha önce yaban hayvanlarınızı doğada görme imkânım oldu bunların bazıları da kurt, ayı, domuz gibi hayvanlar oldu. Bu programda en çok ilgimi çeken dersler ve konular ise; ornitoloji, kuş bilimi dürbünle bakmaya başladığımız günden sonra ise kuşlara daha çok ilgim arttı. Hatta fotoğraf makinası temin edip fotoğraf çekmeyi planlıyorum.

Remziye Dede: Adıyaman’da geliyorum. Doğayı ve hayvanları seviyorum bu yüzden bu programı seçtim. Bu programdan beklentilerim bitmedi. Beklentilerimin arasında atanma sorunu yaşamak istemiyorum. Daha önce hiç yaban hayatını doğal ortamında görmedim. En çok ilgimi çeken dersler ormancılık, ornitoloji oldu.

Adem Gürbüz: Artvin Yusufeli’yim. Okuldan dolayı Artvin’de yaşıyorum. Av ve yaban hayatı bölümü gerçekten iş imkânı olan bir bölüm ancak iki yıllık olduğu için biraz hor görülüyor. Doğayı çok seviyorum ve sık sık doğaya çıkarım. Yaban hayvanlarıyla ilgili yeni bilgiler öğrenmek istiyorum. Bu benim her zaman dikkatimi çekmiştir. Av ve yaban hayatı programı benim bütün beklentilerimi karşıladı. Özellikle kuşları incelerken yeni bir heyecan oluştu. Yeni şeyler öğreniyoruz. Yeni şeyler tanıyoruz. Yaban hayvanlarını daha önceden doğal ortamlarında gördüm bunlardan bazıları ayı, domuz, kurt, tilkidir. Av ve yaban hayvanların programında en çok ilgimi çeken dersler ise ornitoloji dersidir. Özellikle kuş karnelerini elinize aldığınızda dürbün not defteri falan kuşları incelemeye gittiğimizde yeni kuşları öğrendiğimiz için çok sevindim. Bu beni heyecanlandırdı. Envantere katılmayı çok istiyorum.

Mücahit Kandil: Kahramanmaraş Andırın ilçesinden geliyorum. Bu bölümü seviyorum, ataması kolay olduğu için tercihim bu bölüm oldu. Doğayla iç içeyim, bu yüzden seviyorum bölümümü. Bilmediğimiz bir çok yaban hayvanını tanıma fırsatımız oldu. O kadar çok bilmediğimiz kuş türleri varmış ki bu bölümle tanıma fırsatı yakaladım. Daha öncede birçok yaban hayvanını doğal ortamında gördüm. Bunlardan bazıları domuz, kurttur. En çok ilgimi çeken dersler ise zooloji ve ormancılık bilgisi oldu.

Av ve yaban hayatı 2’ci sınıf öğrencilerinin de görüşlerini aldık

Emrah Ekinci: Artvin Şavşat ilçesindenim. Av ve yaban hayatı 2’ci sınıf öğrencisiyim. Biz burada hocalarımız eşliğiyle avcılık ve yaban hayatıyla ilgili eksiklerimizi gideriyoruz, hem de yeni şeyler öğreniyoruz. Avcılık ve yaban hayatı bölümü olarak burada yaban hayvanlarını daha yakından tanıma fırsatı oluyor. Artvin’de ülkemizde endemik türleri bu türlerin ülkü ekonomisine katkıları kaçakçılık olup olmaması durumlarını ne gibi türlerle karşılaşa bileceğimizi doğada nelerle karşılaşa bileceğimizi bunların hepsini yaşayarak bire bir Envanter çalışmalarıyla hem de okul içerisinde hocalarımızla irdeleyerek öğrenmiş oluyoruz. Bu mesleği tercih etmemdeki neden ormancılık açısından av ve yaban hayatı bölümün ataması kolay olduğu için seçtim. Kolay bir şekilde iş bulma avantajları yüksek olduğunu düşünüyorum. Ancak bu yıl atamaların olmadığını gördük bu da bizim şansımız. İnşallah ilerleyen dönemlerde bu sorun olmaz. Bu bölümü bitirdikten sonra av ve yaban hayatı teknikeri ve milli parklarda ormanlarda genel müdürlüğünde yer almayı planlıyorum. Onun dışında da bölümümüzü 4 yıllığa tamamlayıp gerek orman mühendisliği gerek Orman Ekoloji Bölümü olsun bu bölümlerde mühendislik görevini üslenmek isterim. Daha önce yaban hayvanını doğal ortamında görmeme şansımız yok. Yaşadığımız yer kırsal bir bölge olduğu için Şavşat’ta birçok bölgede yaban hayvanını görme şansımız var ancak sadece görsel olarak görebiliyorduk. Şuan ki aldığımız derler eğitimler sadece yaban hayvanlarını görsel görmenin dışında havanların morfolojik yapısını hangi habitatlarda buluna bileceğine daha kolay bir şekilde ayırt edip görme imkânı oluyor. En çok ilgimi çeken ders envanter oldu. Doğada hayvanları gözleyip yaşayış şekilleri onların hareketlerini, tepkilerini görme imkanımız oldu. Birçok noktada yavrulama dönemleri dahi farklılıklarını öğrendik. Tepkilerinden korktuğumuz hayvanlar oldu ancak doğal ortamlarında daha uysalmışlar bunu öğrendim. Envanter dersini bu yüzden seviyorum. Envantere katıldım. Yaban hayvanlarını doğal ortamlarında göre bilmek mükemmel bir duygu hayvanların bize vermiş olduğu tepki gözetlemeleri mesafelerini bize göre ayarlamaları çok ilginç bir duyguydu. Yaban hayvanların içgüdüsel olarak öncelikle kendilerinden önce yavrularını düşünüyorlar. Tehdit içeren bir durumda inanılmaz bir şekilde haberleşme teknikleri var. Envanterde en ilginç yaşadığım olay şuydu: Belli bir süre yürümemiz gerekiyordu. O bölüme doğru yürürken alt kısımda kalan iki tane yaban keçisi bizi fark ettiler. Ve farklı sesler çıkararak yukarıda kalan gruba resmen bizim geldiğimizi haber verdi. Biz gözlem noktamıza çıkana kadar bu sesler devam etti. Yaban hayatında avın olabileceği herhangi bir türün makaralarınca belirlenip doğada bizim gözlemlerimizden sonra habitata zarar vermeyecek tür genelde yaşlı bireyler ve ömrünü tamamlamış türlerden seçilerek ülke ekonomisine katkı milli parkların seçmiş olduğu kriterlerce avlanmasıdır.

Serdar Margaz: Iğdır’dan geliyorum. Av ve yaban hayatı bölümünü okumaya geldim. Burada Artvin ve çevresinde doğanında harika olduğu bir yerdeyiz. Bu mesleği seçerken lisedeki hayalim buydu. Bu bölümü çok istiyordum. Hayvanlarla ve doğayla sürekli iç içe büyüdüm. Aslında çok uğraştım bazı bölümleri okumak için ama en sonunda kendimi ifade edebileceğim bir bölüm buldum. Aldığımız eğitim hocalarımızın ilgisi muhteşem. İlk geldiğimizde arkadaşların ilk tepkisi ben buraya korumaya mı geldim diyenler dahi oldu.  Buranın avcılık öğretim yeri olduğunu zanneden arkadaşlarımız dahi oldu. Bende öyle zannediyordum. Fakat derler ve konuları işlemeye başladıktan sonra fikirler ve algılar hemen değişti. Doğada yaşını ve ömrünü tamamlamış yaban hayvanların Türkiye ekonomisine nasıl katkıya dönüştüre bileceğimiz dersler işlemeye başladık ve düşüncelerimiz hemen değişti. Yaban hayvanlarını birçok kez doğal ortamlarında görme fırsatı oldu.  Tilki, çakal, kurt ve yaşadığım bölgede bozkır olduğu için bu yaban hayvanlarını gördüm. Yaşadığım yerde Artvin gibi orman olmadığı için bazı hayvanları burada tanımış oldum. Envantere katılmak müthiş bir duygu Artvin’in kömürlü köyüne gitmiştik. Doğuş gurubunun temsilcisi ve benim o gurupta yer almam farklı bir duyguydu. Nerelerde nasıl hayvan türlerini göre bileceğimiz bir çalışmaydı. Envantere giderken sert ve soğuk bir hava vardı. Kayalık bir bölgeydi. Araçları bırakıp bazı noktalara yürüyerek ilerlemek zorunda kaldık. Ama her şeye rağmen bütün zorluklara rağmen çok harika bir duyguydu. Avı şu şekilde açıklamak gerekirse bakanlıklarca belirlenen doğada ömrünü tamamlamış türlerin ekonomiye dökülmesidir.

Gökhan Özmentunç: Artvin Yusufeli ilçesindenim. Yusufeli’nde oturuyorum, okulum için buraya geldim. Yaban hayatını sevdiğim için bu bölümü tercih ettim. Bir insan sevdiği işi yaparsa hiç çalışmamış gibi olur derler bu yüzden bu bölüm geldim. Artvin yöresinde olduğum için yaban hayvanlarını çokça görüyorum. Bu bölümde çok fazla detay ve bilgi olacağını düşünmüyordum. Ama en ince detaylarına varana kadar anlatım ve sunumlar oldu. Daha öncede bir çok kez yaban hayvanını gördüm hatta izleme imkanımda oldu. Bu bölümde en çok sevdiğim ders atıcılık, envanter oldu çünkü silahları seviyorum bu yüzden dikkatimi çekiyor. Bu dersle en ilginç yaşadığım şey hiç seksen tane yaban keçisini bir arada görmemiştim bunu görme imkanını yaşadım.

Merve Balcı: Artvinliyim ve av ve yaban hayatı bölümünde 2’ci sınıf öğrencisiyim. Bu bölüm hayvanları daha yakından tanımama vesile oldu. En azından onları daha iyi anlamamıza yardımcı oldular. Artvinli olduğum için doğayla iç içeyiz ve hayvanları çok sevdiğim için bu bölümü tercih ettim. Çevremdeki herkes iş olasılığı fazla olduğunu söylediği için tercih etmemdeki en büyük etken bu oldu. Bu program benim beklentilerimi karşıladı. Bu bölümden önce yaban hayvanlarını hiç görmemiştim bu bölüme geldikten sonra yaban hayvanlarını tanıma ve görme imkanı oldu.

Ummuhan Özlüenam: Erzurum Uzundere ilçesinden geliyorum. Okul için Artvin’i tercih ettim. Av ve yaban hayatı bölümünün bizlere kattığı insanla doğanın iletişimi, hayvanların insanlara karşı tutumu avcılığın nasıl olması gerektiğini, avın ne şekilde ve ne şartlarda olması gerektiğini öğreten bir bölüm. Bu mesleği seçmemdeki amaç atamasının olması ama şuan atamasının olmadığını görüyorum. Hedefimiz orman mühendisliği olarak devam etmek. Bu bölümle çok şey öğrendim bana çok şey kattı. Bu bölümle kuş türlerinin karga ve serçeden ibaret olmadığı gördüm.

Artvin Çoruh Üniversitesi’nin Meslek Yüksek Okulu’nun en çok tercih edilen bölümlerinden biri olan Avcılık ve Yaban Hayatı Bölümü’nü sizler için tanımaya ve tanıtmaya çalıştık. Bu bölümü tercih eden öğrencilerin birçoğu gelecekte karşımıza Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölge ve şube müdürlüklerinde envanter çalışmaları yapan kişiler olarak çıkabilirken ayrıca dikey geçişle orman mühendisi olarak da çıkabilirler. Bölümün geleceği iş imkanının fazlalığı nedeniyle parlak görünürken, bu bölümün gelişip ilerlemesinde ise Artvin’in coğrafi konumu ise büyük avantaj sağlayacak.

Her türlü avantajı ile Artvin Meslek Yüksek Okulu’na bağlı Av ve Yaban Hayatı Bölümü geleceğine güvenle bakıyor.

Naciye Beyazkaya


Bu haber 378 defa okundu.

Kaynak : Naciye Beyazkaya
Yazdır