Sayı : 4297
12.12.2017
12.12.2017 Ziyaretçi
Bugün 2330
Toplam 4348360

Caner Altunkaya Sordu, Engelliler Cevapladı

2015-12-30 08:37:00

Şavşat Engelliler Derneği Kurucusu ve Başkanı Nurbay Usta Aday Olmayacağını Açıkladı

Şavşat Bedensel Engellilerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Nurbay Usta 23 Aralık 2015 Çarşamba günü yapılan Genel Kurulda her hangi bir kimsenin aday olmaması ve nedeniyle kongre 30 Aralık 2015 Çarşamba Günü (Bugün) saat 10.00 da tekrar yapılmasına karar verildi. Nurbay Usta; "Engelliliğin suç sayıldığı bir ortamda benden bu kadar diyerek" pes mi etti?

Yapılan Genel Kurulda en ilginç olan bir durum ise 2006 Yılında bu derneği kuran ve bu dernek bünyesinde Şavşat’taki engellilere adeta çağ atlatan engellilerin her türlü sorunu ile derdi ile ilgilenen Nurbay Usta´nın aday olmayacağını açıklaması oldu. Nurbay Usta´nın aday olmaması Şavşatlı engellilerde büyük üzüntü yaratırken hiç kimse de adaylığını açıklamadı.

Nurbay Usta´nın aday olmayacağını açıklamasından sonra Şavşatlı engelliler Şavşatlı Gazeteci Caner Altunkaya’ya özel röportaj verdiler. Engellilere Canar Altunkaya sordu, Engelliler, “ Şimdi ne olacak kongrede kim aday olacak” dediler.

Caner Altunkayaya açıklamada bulunan Şavşatlı Engelliler; "Nurbay Usta varsa biz varız, yoksa biz yokuz. Bizi evlerimizden dışarı Nurbay Usta çıkardı. Her türlü sorunumuzla Nurbay Usta ilgilendi. Bizi En çok ve en iyi o anladı. Bize en çok o tahammül etti. Annemizden babamızdan çok Nurbay Usta ilgilendi. Maddi veya manevi ne derdimiz varsa Nurbay Usta’ya söyledik. Hep o çözdü. Kimse Nurbay Usta’yı anlamadı. Toplum olarak biz engelliler ve bütün Şavşat Nurbay Usta´yı anlamadı. Yemedi yedirdi giymedi giydirdi. 35-40 Yaşına kadar bize doğum günü nedir kimse kutlamadı. O hepimizin doğum gününü kutladı. Bizleri pikniklere götürdü. Araba-ya binemedik o kucağına aldı. Tuvalete gidemedik o tuvalete götürdü. Evsiz kalan arkadaşları-mız oldu o aldı ya evine götürdü yada konaklayacağı yer buldu. Bizler evimizden dışarı çıkamazken o bizi aldı Çanakkale’ye Edirne’ye, İstanbul’a İzmir’e Samsun’a Ankara’ya Bursa’ya ve 2 yılda 35 tane ili o gezdirdi. Biz yemeden o yemek yemedi.

Bir Sorduk Bin Ah İşittik

Yolda izde her nereye gittiysek hepimizin yüzüne baktı. Ağırsa birimizin başı geldi onun yanına oturdu. Hepimizle bebek gibi ilgilendi. Anne Oldu Baba oldu. Bacı oldu kardeş oldu. Yoldaş oldu sırdaş oldu. Ama biz ve çevre hep el ele verdik hep birlikte onu üzdük. Hani bazen bazıları bize özürlü derya evet biz ve toplum özürlü çıktık. Nurbay Usta’ya özür borcumuz var. Gözü görmeyen arkadaşımıza göz nakli yaptırdı. Protez bacak yaptırdı protez kol yaptırdı. Tekerlekli sandalyelerimizi temin etti. Kırıldı bir daha buldu. Bazı engellilerimizin hasta bezlerini, lazım olan havalı yataklarını koltuk değneklerini o temin etti. Bize haklarımızı anlattı. Engelli maaşı almamız için evde bakım parası almamız için bizi Artvin’e hastanelere o götürdü. İlgili müdürlüklere o götürdü. Derneğimizin 1 kuruş geliri yok. Hepsini kendi imkânları ile yaptı götürdü getirdi. Peki biz ne yaptık. Koskocaman bir hiç. Bizler engelli olduğumuz için sürekli psikolojik sorunlar altında büyüdük. En ufak bir şey olunca bağırdık çağırdık. Bizi hep Nurbay Usta sakinleştirdi. Bizi hayata o bağladı. Türkü söyleyeceğimizi, tiyatro yapabileceğimizi okuyabileceğimizi bizlerinde mutlak ve mutlak bir şey yapabileceğimizi o anlatı. O anlatırken ya toplum olarak siz ne yaptınız. Engelli olarak biz ne yaptık. İşte bizler ne yaptık diye düşünmeden sadece boş boş konuştuk. Ya saçına konuştuk, ya çoraplarına. Dost başa düşman ayağa bakarya işte bizlerde sizlerde öğle yaptınız. Daha bu kadar mı hayır. İlacı bitenin ilacını aldı. Çocuğu elbise alamayanın elbisesini aldı. Nasıl mı gitti programlara para kazandı. Getirdi onu bu derneğe bizlere harcadı. Buda yetmedi. Yeni derneğimizde dolapların kütüphanenin, yapılan alüminyum doğrama kapıların, yeni alınan Aygaz’ın, fırının, televizyonun parasını biz öderiz diyenlerin hiç birisi ödemedi. Elektrik parası gelir öde Nurbay Usta, Tüm biter öde Nurbay Usta, internet kesilir öde Nurbay Usta. Biz burada lig maçlarını izleyeceğiz bize Lig TV al her ay öde Nurbay Usta, canımızı tavuk istiyor al Nurbay Usta, canımızı çiğ köfte istiyor al Nurbay Usta, arkadaşımızın doğum günü var kolasını fantasını yaş pastasını, çerezini buda yetmedi doğum günü olana en güzel hediyeye al Nurbay Usta. Canımız pikniğe gitmek istiyor götür Nurbay Usta, Geçen yıl sıkıntı yaşamadık ama ondan önceki yıl Çanakkale’ye ve 15-20 ile gezi için yola çıktı bize destek olacaklarını söyleyenler destek olmayınca 15-20 kişiyi gezdir yedir içir otelde yatır Nurbay Usta. Bizleri o yollarda mağdur etmemek için eşinin bileziklerini gözümüzün önünde sattırdığını gördük ver Nurbay Usta öde Nurbay Usta yap Nurbay Usta. Ondan sonrada bazıları çıkacak…

Neyse işte Nurbay Usta Halk bankasından kendi üzerine kredi çekti bunları ödedi. Pekiyi biz ne yaptık. Siz ne yaptınız. Yüzümüzü güldürdü. İnsan olduğumuzu anladık. Peki biz ne yaptık siz ne yaptınız. Daha 3 gün önce derneğimizin karşısında bir Tantuni dürüm yapan bir yer açıldı. Nurbay Usta oranın haberini yapmak için gitti. Orada kendisine verilen dürümü yemeden geldi. Oradan hepimize dürüm söyleyerek oturup bizimle yedi. Sorun yememiz veya yemememiz değil ama acaba kaç kişinin aklına geldik. Dürümleri getiren arkadaş Nurbay Usta´ya biz orada dürüm ikram ettik. Ama o yemedi derneğe getirirseniz orada arkadaşlarla hep beraber yeriz dediğini söyledi. Bu sadece bir örnekti. Sadece bu kadar mı artık bizde okey oynuyoruz ama derneğimizde değil, akşamları bir araya gelip okey oynuyoruz eğleniyoruz. Bize birlik beraberliği öğretti. Yardımlaşmayı öğretti gören görmeyene, kolu olan bacağı olmayana, konuşan konuşamayana nasıl yardım eder biz nasıl bir bütün ve engelsiz oluruz oturup onları anlattı. Her arkadaşımızın ayrı ayrı arabaya binerken yolda giderken tuvalete giderken sandalyeye otururken hangimizin ne şekilde tutup bir diğerine ne şekilde yardım edeceğini öğretti. Bize yemekler verdi. İftarlar yaptırdı. Sizler Nurbay Usta´yı nasıl tanıyorsunuz. Bakınız sizler Nurbay Usta´yı nasıl tanıyorsunuz bilmeyiz ama çok basit bir olay anlatacağız. Nurbay Usta´nın bir yılda en az 3 ayını oruçlu geçirdiğini söylersek kim veya hanginiz inanırsınız. Çünkü sizler Nurbay Usta’nın saçına bakarsınız. Düzgün ve temiz giyinen kendisine bakan bir kişi olarak sadece dış görünüşü ile bilirsiniz. İşte bu Nurbay Usta´nın bir yılda en az 3 ayını oruçlu geçirdiğini sadece 3-4 ay önce öğrendik. Bazen derneğe gelirdi. Çay getirirlerdi veya başka bir şey getirirlerdi Nurbay Usta yemezdi. Ağzım yara dilim yara veya dişlerimi yeni yıkadım baha-neleri ile yemezdi. Bize oruçlu olduğunu söylemezdi. Bunu da biz tesadüfen öğrendik. Bir gün der-nekteki bazı arkadaşlarla Nurbay Usta hastaydı evine ziyarete gittik. Bir müddet oturduktan sonra eşi Hülya yengemiz yani Nurbay abimizin eşi, oda hepimizin anasıdır, ablasıdır. Biz ilaç aldı mı doktor ilaç verdimi diye sorunca eşi Hülya yengemiz "ilaçlarını düzgün içmiyor ki erken iyileşsin" dedi. Biz neden içmiyor diye sorunca oruç tutuyor diye bir anda söyledi. O an Nurbay abimize baktık hepimiz. Hülya yengemizi bir anda ağzından kaçırdı diye ona doğru onun kendine özgü bir manalı manalı bakış şekli var  o şekilde baktığını gördük ve o zaman yılın 3 aya yakınını oruçlu geçirdiğini öğrendik. Sizler Nurbay Usta´yı nasıl tanırsınız. Onun üzerine konuşulanları duydukça biz sinirlendik ama o hiç sinirlenmedi. Hep bize boş verin hiç bir şey üretemeyen insanlar bir şey yapamayan insanların yaptığı en kolay bir şey var oda dedikodudur. Onlar kolayını yapıyorlar bırakın konuşsunlar dedi. Bilmem Nurbay Usta nasıl biri. Acaba bazen yatarken birde kendimize sorsak daha iyi olur sanırım. Acaba biz nasıl biriyiz. Herkes kendisine bu yazıyı okuduğu veya akşam gece yatmadan onca azıcık beyinleri ile birlikte yatağa girsinler ve kendilerine sorsunlar "Biz nasıl biriyiz" dediler.

Sizce Nurbay Usta Neden Aday Olmuyor Diye Sorduk.

Nurbay Usta’nın neden aday olmadığı sorusuna da yanıt veren engelliler; "Aday olmamakla çok haklı payı ve nedenleri var. Bir insan ancak bu kadar tahammül eder. Bu insan bu yolda sağlığını kaybetti. 1 Kuruş geliri olamayan bir dernekte bu kadar iş yapılırken kimse sormadı. Hep o harcadı. Ayrıca birde hep beraber manevi olarak yıprattık. Herkese çok kırgın olduğunu biliyoruz. Ama kendisine şunu söylüyoruz. Bu dernekte o varsa bizde varız. Çok fazla empati kuran bir kişidir. Oturun konuşun konuşmaya doyamazsınız. Ne sorarsanız cevabı onda var. Okumayı çok sever bize de burada okutuyor. İçimiz de bazı arkadaşların beklentileri çok farklı. Nurbay Usta´dan biz şu an kendisini bir kez daha bizim yerimize koysun. O bu dernekte yoksa bizde yokuz. O bu derneğe gelmesin bizde gelmeyiz. O evindeyse kalkar evine gideriz. Bu derneğin başkanlığını bıraksın biz hepimiz her sabah saat 8 de Nurbay abinin evine gideriz. Biz onunla mutluyuz.

Biz hiç Nurbay Usta’ya kırılmadık. Bazen onun söylediği lafları bir başkası söylese çok büyük tepki duyarız. Ama o söyleyince mut-laka bir nedeni vardır deriz ve altından zaten o nedenler çıkar.  Ya denileni yapmamışızdır. Nurbay Usta en çok ben bunu yapamam lafına kızar. O bizim onu yapabileceğimizi söyler ve yapmamıza teşvik eder. Artık hepimizde çok büyük bir özgüven var. Özgüvenimiz var ama Nurbay Usta´sız olmaz. Şimdi bazıları bu söylediklerimize kızıyor. Biz şimdi ona soruyoruz. Sen bir engelli için ne yaptın. Sen bu Şavşat için bu Artvin için ne yaptın. Bu insan haritada Artvin´in yerini bilmeyenlere 12 Yıl canlı yayında Artvin’i anlattı. Peki o bırakınca kimse yapabildi mi? Hayır yapamadı. İşte o bu derneği bırakınca da bunu kimse yapmayacak. Yapsa da tabela derneği olacağız. O kola içmeye kızar Fanta içmeye kızar, sigara içmeye kızar. Biz kavga edersek kızar. Ben engelliyim bir şey yapamam diyene kızar. Dışarıdan bir kişi geldiğinde yerinden kalkamayan bir arkadaşımız bile olsa dışarıdan biri geldiğinde kalkamıyorsanız bile kalkma girişiminde bulunun der. Bilmem anlaşıldı mı? 4 gün önce kongre yaptık aday olmadı. O kesinlikle aday olamayacağını biliyoruz. Bu konuda çok kararlı olduğunu da biliyoruz. İkna etmeye çalıştık olmadı. Çünkü Nurbay Usta idarecisinden işçisine memurunu herkese kırgın yanı başka konularda değil engelliler konusunda çok kırgın. Bu konuda kırgın. Sanki biz Nurbay Usta´nın üstüne kayıtlıyız. Sanki biz Nurbay Usta’nınız. İşte Nurbay Usta bundan dolayı kırgın ve kızgın ve de çok haklı. Kimse adımını çekip buraya gelmiyor. Ama konuşmaya gelince yalan yanlış konuşup duruyorlar. Şimdi yetkililerde, etkililerde, işçisi de, memuru da boşta gezeni de. Bir haftada 5 dakika bu derneğe uğramanız sizden neyi kaybettirir. Biz Nurbay Usta’nın üstüne mi kayıtlıyız. Şu an açıklamayacağız ama bizimde bir planımız var. Bizde bizim planımızı uygulayacağız. Bu iş bir gönül işi. Nurbay Usta´nın gönlü çok kırıldığı için kesin aday olmayacak ama bizim planımız çok farklı.

Nurbay Usta Ateş Püskürdü

Engellilerle yapmış olduğu röportajın ardından bir görüşmede Nurbay Usta ile röportaj yapan Caner Altunkaya, Usta’nın aday olmamasının sebeplerini de bizzat Usta’dan öğrendi. Usta öncelikle aday olmamasının özel bir nedeninin olmadığını anlatırken, “ Özel bir nedeni yok sadece çok yorgunum şu an sağlık sorunlarım artık daha fazlasını kaldıracak durumda değil. Kesinlikle aday değilim. Fazla bir şey konuşmak istemiyorum. Zaten konuşmaması gerekenler konuşuyor. Onlar sizleri meşgul etmeye yeter" dedi.

 

Yapılacak genel kurulda kesinlikle aday değilim. Bir nedeni de yok. Birazda başkaları yapsın. Ben artık kendimi bu derneğe yararlı olacak durumda görmüyorum. Ben yapı gereği yapamayacağım, faydam olamayacak bir iş içerisinde olmadım, olmamda. Belki başkaları daha yararlı olur. Herkese hayırlı olsun. Ben konuşunca şuç oluyor. Binlerce güzel şey yazarsınız ses çıkmaz günün birinde bir sahtekar için, bir şantajcı için bir haber yaparsınız mahkeme size en alasından cezayı verir. Biliyorsunuz 1.5 yıl önce yazmış olduğum bir yazıdan dolayı iyi bir ceza aldım. Beni bu yazımdan dolayı mahkemeye verenlerin yapmış oldukları şantajlar suç sayılmadı benim yazmam suç sayıldı. İnşallah benim aldığım bu ceza Şantajcıların sayısını artırmaz. Kimse susacağımı beklemesin, Mahkeme haklı, onlar kanunları uyguluyorlar mahkeme kararlarına saygımda var. Hakaret etmişmişim. Buradan sonra o cezayı da çekeceğim. Yine bir şantajcı görürsem duysam yinede aynı tür yazıları yazmaya devam edeceğim. Unvanı, mevkisi, makamı ne olursa olsun insan değilse insan kılığına girmiş bir yaratıksa, bu topluma yararı yoksa, aynı yazılarıma devam edeceğim. İnsana hakaret edilmeyeceğini çok iyi bilirim. Kendime ait haber sitem www.nurbayusta.net ve kendime ait WEB TV www.nurbayusta.web.tv den ve sosyal paylaşım sitemden yazılarıma devam edeceğim. Ben susmam. İnsana hakaret edilmez. Hakaretten ceza almışım. Ben insan olmayanlara karşıki hakaret sayılsa bile yazmaya devam edeceğim. Bu konuya nerden geldik bilmem ama sanırım anladınız, ruh halim bozuk, işte onun içinde kesinlikle aday değilim. Bende bir engeliyim. Zihinsel engelli oldum. Bu devirde susacaksın, konuşmayacaksın, duygusuz olacaksın, ruhsuz olacaksın, aklın bir işe kesse bile boş ver neme lazım, diyeceksin. Okumayacaksın, düşünmeyeceksin, aptal olacaksın, aptal değilsen bile aptalı oynayacaksın, vicdansız olacaksın. Bir gün size acıyacağını düşünmediğin insanlara acımayacak-sın. Vefalı olmayacaksın, kısacası ot olacaksın, bazen at olacaksın, bazen it olacaksın, bazen diken olacaksın. Düzenbaz olacaksın, hilebaz olacaksın, gününü gün edip işini aşırmaya çalışacaksın, yalama olacaksın, yalaka olacaksın. İki yüzlü olmak bile yetmiyor artık yuvarlak olacaksın. Vatan, millet, köyün, ilin, ilçen önemli olmayacak. Rabbena Hep bana diyeceksin. Keser gibi hep kendine doğru yontacaksın. İş yapmaya ne gerek var ki, iş yapıp ta niye dikkatleri üzeride toplayacaksın ki, en kolay iş dedikodu yapacaksın. Kısacası sen sen olamayacaksın. Sen hep başkaları olacaksın, her zaman sağılacaksın, bir gün otun iyi olmayıp ta az süt verdin mi işte o an yandın hep kova kova süt vereceksin.

Benimde birileri tarafından idare edilmeye ihtiyacım var. Bu kardeşlerimi çok seviyorum. Hepsi benim canımdır, aşkımdır, sevdamdır, insan olduğumu hissedebildiklerimdir, insanlığım ta kendisidir, özümdür, sözümdür, hepsi iki gözümdür. Sadece aday değilim diyorum" dedi.

Bugün yapılacak kongre Şavşattaki engellilerin yakın gelecekte sahiplerinin olup olmayacağı sorusunun da yanıtı bulmasını sağlayacak.

Şavşat Ç.P. 


Bu haber 1008 defa okundu.

Kaynak : Ç.P.
Yazdır