Sayı : 4297
12.12.2017
12.12.2017 Ziyaretçi
Bugün 2317
Toplam 4348347

Terzilikte Geçen Bir Ömür

2015-11-05 07:30:00

Artvinli 60 yaşındaki İlhan Alkan, tam yarım asırdır iğnenin deliğinden geçirdiği iplikle diktiği el emeği göz nuru elbiselerle ailesinin geçimini sağlıyor.

İlkokulu bitirdikten sonra amcasının terzi dükkanında çırak olarak başladığı mesleğini tam 50 yıldır büyük bir ustalıkla sürdürerek, Artvin halkına hizmet veren Alkan şimdide kızına mesleği öğreterek ekmek yemesini sağlıyor.

 

Alkan,  terzilik mesleğine 1966’da ortaokula başladığı yıllarda başladığını söyledi.

Ortaokul birinci sınıfta okulu bıraktıktan sonra Artvin Hamam Sokak’ta bulunan amcasının oğlunun terzi dükkanında çıraklığa olarak devam ettiğini ifade eden Alkan,  “Artvin’de 3 yıl çalıştıktan sonra İstanbul’a gittim. 1969-1973 yıllarında İstanbul Kartal’da terzilik yaptım. 1974’te askere gittim. Askerlikten sonra özel sektörde terziliğe devam ettim. Dönemin şartlarına göre çok iyi para kazanıyordum. O dönemde biri bana öncülük etseydi, kazandığım parayla her ay İstanbul’da en az bir dönümlük yer alırdım” ifadelerini kullandı.

 

1980 yılında da tekstil sektörüne girdiğini belirten Alkan,  makineci olarak girdiği tekstil sektöründe de ustabaşlığına kadar yükseldiğini belirterek 2008 yılına kadar hayat mücadelesini verdiği sektörden emekli olduğunu söyledi.

 

Kızına Mesleği Öğretip Ekmek Sahibi Yaptı

 

Emekli olduktan sonra memleketi Artvin’e geri döndüğünü belirten Alkan, “Yanında bir süre çırak olarak çalıştırdığım kızım işi öğrendi ve usta oldu. Kızıma dükkan açtım bugünlerde kızımla birlikte mesleğimizi icra ediyoruz.  Kızıma hem babalık hem de ustalık yapmaya devam ediyorum. Meslekte ki yaklaşık 50´inci yılım, yarım asırı devirdim.  2 senelik askerliğin dışında bu meslekte alın teri döküyorum. Bu mesleğin pek bir zorluğu yok. Kırpıntısı çok kazancı hiç yok, ama kendi yağınla kendin kavrulursun kimseye muhtaç kalmazsın. Artvin gibi küçük şehirlerde değil de büyük şehirlerde bu işi yaparsan biraz daha fazla kazanma ihtimalin var. Mağazalarla anlaşma yaparsan satılan ürünlerin elbiselerin, pantolonların paçasıdır, düzeltilmesidir, daralttırılmasıdır derken bir şeyler kazanır ve geçimini sağlarsın. Artvin küçük yer öyle büyük mağazalar yok, bu tarz işler pek mümkün değil. Burada ki mağazalarla yapacağın işi hatır gönül işi. Her şeye rağmen çok şükür yinede ekmeğimizi kazanıyoruz. Üniversite öğrencileri beni tuttu. Onlara tolerans tanıyorum. Piyasaya yaptığım 5 liralık bir işi öğrencilere 2-3 liraya yapıyorum. Durumu iyi olmayan öğrencilerden hiç para almıyorum” dedi.

 

Gözleri gayet sağlıklı

 

 Sağlık sorunu bulunmadığını ve gözlerinin iyi gördüğünü belirten Alkan,” Benim pek bir şeye ihtiyacım yok ama çocuğum için çabalıyorum. Bağ-Kur’unu ödeyelim de sosyal güvencesi olsun diye. 60 yıllık hayat böyle geldi geçti. Yaklaşık 50 yıldır hayata iğne deliğinden bakıyorum. Sağlık konusunda herhangi bir sıkıntım yok. Yakını görmekte biraz zorlanıyorum. Bunun içinde gözlük kullanıyorum. Bizim mesleğin en zor yanları bazı çetin müşterilerimiz oluyor. Bir milim, iki milim, gelip diyorlarki 18 buçuk paça olsun. Buçuk nedir? 18 ya da 19 olsa olmaz mı? Bu noktada bazı sıkıntılar çekiyoruz. İlla ki bizimde hatalarımız olmuştur.”

 

Fabrikada Bana  Komplo Kuruldu, Bütün İşçiler Topluca İstifa Etti

 

İstanbul’da bir fabrikada ustabaşı olarak çalıştığı sırada kendisine bir işçi tarafından komplo kurulduğunu üzülerek anlatan Alkan,” Fabrikada çalışırken beni sevmeyen bir işçi arkadaş benim kullandığım arabanın koltuğunun altına iki ceket koymuş. Ardından fabrikanın patronuna giderek İlhami Usta arabaya iki ceket koyarak beni ihbar etti. Tabi benim bunlardan haberim yok. Arabaya bindik dediler ki arama tarama var. Benim koltuğun altında iki tane poşet bulundu. Poşetler açılınca içerisinden iki adet ceket. Tabi çok zor durumda kaldım. Hayatımın en zor günüydü, yapmadığım bir olaydan dolayı beni hırsızlıkla suçladılar. Ben onurlu bir insanım bu durum karşısında suçsuz olduğum halde gurur meselesi yaparak fabrikadan ayrıldım. Ben işten çıkınca 40 fabrika çalışanı da olaya tepki gösterip fabrikadan ayrıldı” diye konuştu.

 

Çırak bulunmuyor, mesleğe ilgi kalmadı

 

Günümüzde mesleğe ilginin azaldığını ve işi öğrenmek isteyen gençlerin kalmadığını üzülerek anlatan Alkan “Bizim çocukluğumuzda çırak bulmak çok zor değildi. Şimdi ise çırak bulmak imkansız, ilgi kalmadı. Ben yaklaşık 8 sene çıraklık yaptım. Benim bu meslekte hiç tatil günüm olmadı.  Hep çalıştım çabaladım, öğrendim, öğrettim. Bu mesleğin işçiliği çok parası az. Türkiye’de konfeksiyonların pek çok sıkıntısı var. Sendika yok, doğru düzgün sigorta yok, iş çok mesai kavramı yok. Eskiden ayaklı, kara makine dediğimiz motorsuz makineler vardı. Şimdi motorlu otomatik makineler var. Ben otomatik makineyi ilk 1980’de tanıdım. Otomatik makineyle 10 dakikada yaptığın işi kara makineyle bir saate ancak yaparsın. Günümüzde bilgisayar programlı makineler bile artık yangınlaşıyor. Teknoloji işi kolaylaştırsa da konfeksiyon işçileri ezilmeye zor şartlarda çalışmaya devam ediyor” dedi.

 

Ç.P. 


Bu haber 753 defa okundu.

Kaynak : Ç.P.
Yazdır