Dünya ve ahiret dengesinin önemi

2021-09-23 21:19:52

Dünya, ahiret dengesinin önemi

Dünya ve ahiret dengesinin çok önemli olduğundan bahseden Çelikoğlu, bu dengenin korunması gerektiğinden bahsetti. Çelikoğlu, “Kuran-ı Kerim’de dünya ve ahiret kelimeleri çok geçer ve genelde bu kelimeler beraber geçer. Ahiret kelimesi Kuranı Kerim’de daha farklı telaffuzlarda zikredilir. Kıyamet günü, yeniden dirilme günü, hesap günü, kavuşma günü bunlar ahiret anlamına geliyor. Ayrıca ahiret kelimesinin karşılığıdırlar. Dünya ve ahiret kelimesi Kuranı Kerimde beraber geçerken dünyaya hiç önem vermeyelim diye aklımıza gelmesin. Ahiret hayatının olması dünya hayatının gereksiz olduğunu ifade etmiyor. Ahiret kelimesi Kuranı Kerimde geçerken ahiretteki durumları Cenabı- Allah bizlere ifade eder. Yüzün üstünde ayette ahiret kelimesi geçer. Bu da bizlere ahiret hayatının kesin olarak var olduğunu anlatır. Dünya ve ahiret dengesiyle ilgili olarak Kuranı Kerimde çok net ayetler vardır. Peygamberimizin yaşantısı bizler için dünya, ahiret dengesinin önemli bir boyutudur. Cenabı Allah’a hem burada hem de ahirette bizi mutlu etmesi için yalvarıyoruz. Eğer dünya hayatı gereksiz olsaydı insanlar Allah’ım bana bu dünya da iyilik ver demezdi. Kim dünya hayatını isterse biz ona bunu veririz. Diğer bir ayette şöyle geçer; Allah yeryüzünü size emanet etti, sizi halife olarak kıldı Allah yeryüzündeki bütün nimetleri siz insanlara bahşetti. Bunlar ahiretin gerekli olduğuyla ilgili önemli bir işarettir” diye konuştu.

“Allah hiçbir nefise güç yetiremeyeceği bir vazife yüklemez”

Hangimizin daha güzel davranacağını imtihan etmek için Allah bunları yarattığını beyan ettiğini belirten Çelikoğlu, “Ahiret ile ilgili şu bilgileri Kuranı Kerimde öğreniyoruz. Allah bizler için hayatı ve ölümü vadetmiştir. Hayat, dünyadır. Ölümde ahiretin bir başlangıcıdır. Amel bakımından hangimizin daha güzel davranacağını imtihan etmek için Allah bunları yarattığını beyan ediyor. Bu duygular dünya ve ahiret dengesini bizler için önemli kılıyor. Bir insana imkân ve zaman vereceksiniz ya da bazı şeyleri öğreteceksiniz. Allah hiçbir nefise güç yetiremeyeceği bir vazife yüklemez. Allah bizi bu dünyaya getirmemiş olsaydı ahirette bizi hesaba çekmezdi. Diyelim ki iki, üç yaşındaki henüz kendi başına karar veremeyen ya da lehine davranışlarının farkında olmayan bir çocuğa bu bardağı yere düşür kır diyorsunuz. Daha sonra çocuğa bu bardağı niye kırdın diye çocuğu azarlıyorsunuz ve Allah korusun darp ediyorsunuz. 3-4 yaşındaki o çocuk büyüdüğü zaman bu durumu hatırlar. Bunu annesi, babası veya büyüklerinden kim yapmışsa ona karşı bir kin besler. Zaten böyle bir durum aklen ve mantıken kabul edilir bir davranış değildir. Bize bu imkanlar ve nimetler dünyada verilmemiş olsaydı ahirette cezalandırma söz konusu olmazdı. Haksız yere cezalandırma olayı Cenabı Allah için asla düşünülemez” ifadelerine yer verdi.

 

“Ahiret hayatı dünya hayatından daha önemli”

Ahiret hayatının dünya hayatından daha önemli olduğunu söyleyen Çelikoğulu, “Kuranı Kerimde dünya ve ahiret dengesi gözetilirken ahiret hayatının dünya hayatından daha önemli olduğu, ahiretteki nimetlerin dünyadaki nimetlerden en az yüz kat daha fazla olduğu hadisi şeriflerde geçmektedir. Bir surede şöyle geçiyor; Siz insanlar için ahiret hayatı dünya hayatından daha hayırlıdır. Mesela ben bu dünyaya bir daha gelmeyeceğim, yiyeyim, içeyim, aklıma mantığıma göre hareket edeyim, var olan gücü sırf kendi menfaatim için kullanayım, sınırsız güç, sınırsız imkân elde etmeye çalışayım bunları elde ederken adalet ve mantık gözetmeyeyim, hak, hukuk sınırlarına riayet etmeyeyim diyen insanlar için bu durum geçerli değildir. Bu dünyadaki insanlar, Kuran’a, islama göre değil de kendi menfaatleri çerçevesinde bu dünyanın nimetlerinden faydalanmayı yeğlerse o zaman dünyada huzursuzluk meydana gelir. Bu dünya da ki nimetlerin geçici olması Kuran’ın ifadesiyle dünyanın geçici bir mutluluk içinde olması gözü doymayan insanlar için geçerlidir. Yoksa adaletli olan dünyayı ve ahireti en güzel şekilde dengeleyen insanlar için dünya hayatı çok önemlidir” dedi.

 

“Birçok Müslüman ülkede dünya ve ahiret kavramlarını dengeleyememe söz konusudur”

İnsanlar üç gruba ayrıldığını ifade eden Çelikoğlu, “Birincisi sadece dünya nimetini düşünenlerdir ve çoğu insan her dönemde bu grupta olacaktır diye düşünüyorum. İslami bir bütün olarak düşündüğümüz zaman Kuran’ın sünneti bundan ciddi bir şekilde müstefil olmuş ilim üretmiş, fikir geliştirmiş insanlarında kabul edeceği bir davranış değildir.  İkinci olarak ise tamamen ahireti düşünen bir topluluk vardır. Bu dünyada münzevi bir hayat yaşarlar. Hatta kendilerini tamamen dünya nimetlerinde soyutlar bir hale getirirler. Dinin bunun kabul etmesi mümkün değildir. Peygamber efendimiz insanlara ben dünya nimetlerinden faydalanıyorsam sizin de faydalanmanız gerekiyor demiştir. Bir de peygamberlerin benimsediği, peygamberlerin yolundan, izinden giden insanların benimsediği bir hayat sistemi vardır. Hem dünyayı hem ahireti düşünerek dünya nimetlerinden faydalanmak bütün peygamberlerin yaşantısıdır. Günümüzdeki bazı olayları değerlendirdiğimiz zaman birçok Müslüman ülkede dünya ve ahiret kavramlarını dengeleyememe söz konusudur. Bu dünyanın nimetlerinden faydalanmayayım düşüncesiyle bunlara selefi akım diyoruz. Bu selefi akımları dünyaya iyi göstermiyorlar. Çok ilkel sistemlerle dini yaşayacaklarını iddia ediyorlar. Bu yaşantı sisteminin gerçek islam dini yaşantısı olduğunu iddia ediyorlar. Bunlar kabul edilir bir davranış değildir. Bugün gerek Afganistan’da gerek Lübnan’da insanların can güvenliğinin olmaması, teknolojiden ve hukuktan uzak olması ya da Müslüman ülkelerde yaşamak istememesi, batıya göç etmek istemesi dünya ve ahiret dengesinin iyi tasarlanmadığı anlamına gelir” diye konuştu.


Bu haber 4865 defa okundu.
Kaynak :