Numan Kurtulmuş Artvin?de

2021-09-05 18:26:40

Çeşitli ziyaretler ve incelemelerde bulunmak üzere Artvin’e gelen kurtulmuş, AK Parti İl başkanlığında partililerle bir araya geldi.

Kurtulmuş İl Başkanlığında yapmış olduğu konuşmada vurguladı.

“Desteklerini esirgemeyen herkese teşekkür ederim”

Selamlama konuşmasını yapan Fatih Tahtalı şu ifadelere yer verdi; Geçtiğimiz ay ilimizde sel afeti karşı karşıya kaldık. Murgul’da ve Arhavi ilçelerinde üzücü olaylar yaşadık. Murgul’da bir vatandaşımız bu afette bir vatandaşımız hayatını kaybetti. Daha sonrasında devletimizin, hükümetimizin tüm kurumlarıyla tüm unsurlarıyla sahada olaylara hızlı müdahalesiyle biz yaraları sarmaya çalıştık. Bugün geldiğimiz nokta da vatandaş yararı ve kamu zararıyla planlaması ve karşılaması noktasında yüzde seksen bir seviyeye geldik. Bunun için başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere afetin ilk anından beri görev alan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’na afet anında ve sonrasında bakanlığın desteklerini esirgemeyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık’ çok teşekkür ediyorum. Partimizin genel merkezinde en üst kadroda bizlere yön veren, yol açan kadroları olaraktan Artvin ziyaretinde onur duyduk” dedi.                            

“Herkes müthiş bir çalışma azmi gösterdi”

AK Parti heyeti olarak sel ve yangın bölgelerinde yapılan çalışmaları görme ve tespit etme amacıyla birçok ili ziyarette bulunduklarını belirten Kurtulmuş, “Afetten sonraki durumu yerinde görmek, hem sizlere çalışmalarınızda moral vermek bundan sonra Artvin’in geleceğinde de hep birlikte olduğumuzu göstermek bakımından bugün sizlerle birlikte akşam geç saatlere kadar Artvin ilinde ve ilçelerinde faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımızın görevlendirmesiyle dün Rize’de bugün Artvin’deyiz. Diğer yangın ve sel bölgelerinde AK Parti heyeti olarak yapılanları yerinde görmek, tespit etmek, vatandaşlarımızın talepleri ve istekleri varsa bunları yerinde karşılayabilmek için en üst düzeyde ve geniş bir heyetle bu hafta sonu çalışmaları sürdürüyoruz. Gözlemlerimizi de sonunda raporlayarak bir şekilde gerçekleşmesi için gayret sarf edeceğiz. Orman yangınları ve neredeyse eş zamanlı olarak yaşadığımız sel felaketleri ve afetler de ilk andan itibaren Cumhurbaşkanımız bütün meseleye sahip çıkarak, meselenin birinci derece de kontrollü ve koordinasyonunu sağlayarak, ilgili arkadaşlara talimat vererek ve her aşamasında konuyu takip ederek vatandaşlarımızın bu afetler karşısında karşılaşacağı zararları en aza indirilebilmesi için olağanüstü bir liderlik göstermektedir. Cumhurbaşkanımızın liderliği altında ilgili Bakan arkadaşlar bütün bu bölgelerde günlerce uykusuz, susuz ve yatak yüzü görmeden çalışmalarını sürdürdüler. Bütün kurum ve kuruluşlar en başındaki insandan en alttaki sorumlusuna kadar herkese ciddi bir şekilde bu çalışmalara destek vermiştir. AK Parti teşkilatı, genel merkez teşkilatı ve il ve ilçe yöneticileri olarak arkadaşlarımız gittiğimiz her yerde, gayretle ve fedakarlıkla vatandaşların yanında olmuştur olmaya da devam etmektedir.

Afet sonuçlarının ortadan kaldırılması, vatandaşın yaralarının sarılması konusunda olağanüstü gayret gösteren kadronun ve etkin bir şekilde çalışan kurumlara sahip olmanın Türkiye için bir iftihar tablosu olduğunu ifade etmek istiyorum. Böyle söylediğimde birilerinin de bundan rahatsızlık duyduğunu biliyorum” ifadelerine yer verdi.

 

“Yaralar hızlı bir şekilde sarılmaya çalışılıyor”

Son günler de sıkça yaşanan afetler hakkında konuşan Kurtulmuş, “Bu afetler dünyanın birçok yerinde gerçekleşiyor. İklim değişikliği dolayısıyla çok sayıda afet ile karşı karşıya kalmamız mümkün. Ne yazık ki Türkiye’nin dışında hiçbir yerde afetlerden medet uman bir muhalefet anlayışı görülmez.  Sanki bu afetler iktidarın sorumluluğuymuş gibi buradan medet uman bir anlayışla ortada dolaşanlar, fikir beyan edenler var. Onlara açıkça bu afetler siyaset üstü bir meseledir, siyasetin meselesi değildir diyorum. Buradan politika çıkmaz. Bu konuda kimse yangına körükle gitmeye kalkmasın. Bu afetlerin nasıl önlenebileceğine ilişkin bir cümleleri varsa onları samimiyetle dinlemeye hazırız. Kimin hangi teklifi varsa ve bunlar makul ve bilimsel tekliflerse bunları da uygulamaya hazırız. Milletin içinde bulunduğu zor şartlar bakımından ve canı burnundayken hiç kimsenin oturduğu yerden ahkam keserek, siyaset üretmeye kalkmasına gönlümüz razı olmaz. Millet buna müsaade etmez.  22 Temmuz’da Artvin ilinde bir sel felaketi yaşandı. Murgul’da bir vatandaşımız maalesef hayatını kaybetti. On gün sonra arama kurtarma çalışmalarıyla cesedi bulundu. Ailesi ve bütün yakınlarına başsağlığı diliyorum. İlk andan itibaren büyük bir koordinasyonla her birimiz üzerimize düşeni yaptık. Sağlık Bakanlığı, Enerji Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, AFAD, Kızılay ve başka hangi kurum ve kuruluş aklınıza geliyorsa ve kim ne yapabilecekse maksimum seviyede yaptı. Her bir çalışanımız ve her bir arkadaşımızda büyük bir fedakarlıkla çalıştı. Türkiye felaket bölgelerinde çok sayıda gönüllü vatandaşımız bu işlere katıldı. Yaralar hızla sarıldı. Karadeniz bölgesinde yıkılan yollar çok kısa süre içerisinde tamir edildi ve yollar açıldı. Neredeyse her yerde birkaç gün içerisinde kapalı olan yol kalmadı. Ortaya çıkan zarar ziyan tespit edilerek bunların karşılanması için üstün bir gayret sarf edildi. Artvin için toplamda yüz elli milyonluk bir zarar tespiti yapıldı. Bunun otuz beş milyon lirası vatandaşın bireysel zararıdır. Bu da karşılıklı anlaşmayla, helalleşmeyle bu konuda hallufas edilmeye çalışıldı. Yıkılan evlerin yerine yenilerinin yapılması için ilgili kurumlar süratle devreye girdi. Elektrik kesintilerinin olmaması için devreye girildi. Cumhurbaşkanımıza da milletimiz adına bu süreçlerde göstermiş olduğu üstün liderlikten ötürü şükranlarımı ifade ediyorum. Bütün Bakan ve ilgili arkadaşlara yürekten teşekkür ediyorum. AK Parti olarak Artvin halkının ve tüm milletin içinde ve yanında olduğumuzu dile getirmek istiyorum” diye konuştu. 

 

“Afganistan halkının yaşadığı acıyı yüreğimizde hissediyoruz”

 

Birkaç gündür bütün dünyanın gündemini meşgul eden Afganistan olayından bahseden Kurtulmuş, “Gerekirse Afganistan’dan Amerika’nın hızlı ve süratli bir şekilde çekilmesiyle birlikte ortaya bir yönetim boşluğu çıktı. Bu anlamda bütün dünyanın gözü önünde Afganistan havaalanında bir patlama oldu. Şimdiye kadar gelen bilgilere göre yüz yetmişin üstünde sivil kardeşimiz bu saldırılarda hayatını kaybetti. Muhtemelen bu sayı çok daha yukarıya çıkacak gibi görünüyor. Aynı olayda 13 Amerikan askeri de hayatını kaybetti. Öncelikle ölen bütün insanlar için Türkiye olarak taziyelerimizi ifade ediyorum. Afganistan halkının yaşadığı bu derin acıyı da yürekten hissettiğimizi ifade etmek istiyorum. Bu vesileyle birkaç konunun mutlaka konuşulması gerektiğinin kanaatindeyim. Ne yazık ki dünya medyası olayı çok farklı bir şekilde yansıttı. Bunlardan birisi bombalı saldırı ortaya çıktıktan sonra yaşandı. On bir Amerikan askeri öldü diye haber yazıldı bu haberin detayında da seksen küsur Afganlıda ölmüştür gibi sanki değersiz bir şeymiş gibi bunun haberin arasına iliştirdiler. O anki çaresizlikle uçağın kanatlarına tutunup havalanan daha sonra yukarıdan düşerek ölen insanların fotoğrafını “Kabil dalış enstitüsü” diye Amerika da tişört bastılar. İnsanların trajedileri üzerinden para kazanma ahlaksızlığını edinmiş olanlar o tişörtle yüzlerini bütün dünyaya gösterdiler. Kabil havaalanındaki saldırının arkasındaki zihin dünyası da budur. Afgan halkı, orta doğu ve uzak doğudaki insanlar, Müslüman ahali ve mazlum milletler bu beylerin zihinlerinde hiçbir yer etmez. 1979’da Afganistan’da Rusya’nın ve arkasından Amerikan işgali ile birlikte kaç milyon Afganlı öldüğü onlar için sadece istatiksel bir değerdir. Bu acıların ortadan kaldırılması ve bütün halkların kendi egemenlikleri üzerinde kendi başlarına kendilerini idare edebilmesi iradesini hiçbir şekilde ortaya koymazlar. Bugün terör örgütünü kınamak çok kolay bir iştir. Asıl şu soruya cevap vermek lazım. Rusya’nın, Amerika’nın ya da başka emperyalist güçlerin başka insanların topraklarında ne işi var? Niçin Afganistan işgal edildi veya niçin Afganistan işgalinden hızla vazgeçildi? Yolda yürümesini bilmeyen, elinde bir bardak temiz suyu olmayan insanların ellerine on binlerce dolar değerindeki ölüm silahlarını kimler verdi? Ülkelerin işgal edilmesi arkasından işgal süreciyle birlikte ortaya çıkan iç çatışmalar daha sonrasında oluşturulan terör örgütleri üzerinden kimler vekalet savaşlarının fitilini ateşledi. Eğer bu soruların cevabı verilirse bugün Afganistan’da ne olduğunu sorusunun cevabı da kolaylaşır. Bunları cevaplamadan suçu Afganistan’a, Irak’a, Somali’ye atarak buradaki mazlum ve mağdur insanlar üzerinden dünya egemenliklerini sürdürmek isteyenlerin yaptığı siyaset mantıksız, haksız ve ahlaksız bir siyasettir. Eğer Afganistan’ın işgali olmasaydı bugün adını duyduğumuz birçok terör örgütü dünyanın başına musallat olmayacaktı. Suriye üzerinde birçok ülkenin emperyalist savaşlar vererek vekalet araçlarını oluşturması gerçekleşmeseydi bugün Irak ve Suriye’de birçok terör örgütü var olmayacaktı. Yoksul insanların başına eli kanlı terör örgütleri bela edilmeyecekti. Ülkelerin kaynaklarını sömürecekler ve kendilerine devşirecekler diye yeryüzünde böylesine önemli işgal döneminin çıkmasına ve ardından terör örgütleri vasıtasıyla vekalet savaşlarının sürdürülmesine neden oldular” dedi.


Bu haber 78 defa okundu.
Kaynak :