ZAFER BAYRAMI?NIN 99?UNCU YILINDA

2021-09-05 18:22:44

Milli İrade Meydanındaki tören Atatürk Anıtı’na sırasıyla Artvin Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Artvin Belediye Başkanlığı çelenklerinin sunumuyla başladı.

Törende daha sonra, saygı duruşunda bulunularak ve İstiklal Marşı okundu.

Tören Vali Yılmaz Doruk, Garnizon Komutanı Piyade Albay Piyade Albay Şükrü Şenduran ve Belediye Başkanı Demirhan Elçin’in askeri araç üzerinden vatandaşların bayramını kutlamasıyla devam etti.

Törende günün anlam ve önemini dair bir konuşma yapan Piyade Teğmen Ramazan Özkaya, Türkiye Cumhuriyetinin Kurulmasının temelini teşkil eden 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 99. yıl dönümü kutlamanın mutluğunu yaşadıklarını söyledi.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına temel teşkil eden, 30 Ağustos 1922'de kazanılan Büyük Zafer'in 99'uncu yılını ulusça kutlamanın haklı gurur ve heyecanını yaşadıklarını ifade eden Özkaya, “Asil Türk milleti, kahraman Türk ordusuyla birlikte, varlığına ve vatanına kastedenlere karşı. 99 yıl önce bugün kahramanlık ve şeref dolu tarihinden aldığı kudretiyle yeniden dirilerek, topyekün bir varoluş mücadelesi sonucunda eşine tarihte az rastlanır bir zafer kazanmıştır. Aziz yurduna ve bağımsızlığına kasteden işgal kuvvetleri karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eser olan bu zaferin her safhası, tek tek düşünülmüş, hazırlanmış ve yönetilmiştir. 1900'lü yılların başlarında meydana gelen büyük Devletler arasındaki çıkar çatışmaları, dünyada gelişen fikir akımları, sanayileşme gibi gelişmeler sonucunda Birinci Dünya Savaşı sonunda müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros Mütarekesi imzalanmış, imzalanan anlaşma ile bin yıldır üzerinde kan dökerek, can vererek yurt edindiğimiz Anadolu toprakları o dönemin büyük devlet ve onların maşaları tarafından işgal edilmiş, ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Antlaşması da ulusumuza dayatılmıştır” dedi.

İşgal güçlerinin girdikleri her yerde adeta tarihi kinlerini kusarcasına kadına, yaşlıya, çocuklara dünyada eşine az rastlanır işkence, zulüm ve hakaretlerde bulunduklarını söyleyen Özkaya, “İşte böylesine umutsuz görünen, üzerimizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda Mustafa Kemal Paşa ve onun dava arkadaşları bağımsızlık meşalesini yakarak "Ya İstiklal, ya ölüm" parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır. Bu bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi son neferine kadar düşmanı güzel ve kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi de hedefimize ulaşmaya muktedir olduğumuzu, milletimizin İstiklali uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğini ispatlamıştır. Artık dünyanın en kahraman, en savaşçı milletine düşen Görev düşmana son darbeyi vurmak olmuştur. Mustafa Kemal Paşa'nın Başkomutanlığı altında, T?rk kuvvetleri düşmana beklemediği bir yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başardı” diyerek, Türk kuvvetlerinin Avrupalıların 5-6 ayda geçilmez dediği Afyon mevzilerini 3 günde geçerek, 30 Ağustos’a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha ettiğini vurguladı.

Bu büyük zafer ile düşmana son darbenin vurulduğunu ifade eden Özkaya, “Ardından icra edilen takip harekâtıyla da 9 Eylül'de düşman İzmir'de denize döküldü. Dünya tarihçileri büyük taarruz için şu ifadeyi kullanmışlardır. "Türkler, Mohaç Meydan Muharebesi'nden yüzyıllar sonra yine parlak bir imha muharebesi kazandılar. Bu muharebelerde Türk ordusu çok kısa bir sürede, kendisinden üstün düşman kuvvetinin büyük bölümünü imha ve esir etmiştir. Askeri açıdan bir diğer önemli husus da günün şartlarında bir ordunun, 10 günde 500 km’lik mesafeyi yaya olarak ve savaşarak kat etmesidir. 30 Ağustos'un gerçek anlamını ve önemini büyük Zafer'in ikinci yıldönümünde Dumlupınar'ın çal tepesinde yapılan törende başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün verdiği söylevde görürüz; ‘...Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türk Devletinin, genç Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır’ ‘Harpler, yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. Meydan Muharebesi, milletlerin bütün varlığı ile ilim ve fen alanlarındaki yükselmeleriyle, ahlaklarıyla, kültürleriyle kısaca bütün maddi ve manevi kudret ve faziletleriyle çarpıştığı bir imtihan meydanıdır’ İşte kazanılan zaferi muhteşem kılan unsur, harbin; kadın, çocuk, yaşlı demeden milletçe topyekün bir savaş olarak icra edilmiş olmasıdır” dedi.

Türk Ulusunun bu meydandan da Ulu Önder'inin liderliğinde alnının akıyla çıkmayı başardığını dile getiren Özkaya, “Türk tarihine altın harflerle yazılan bu zaferin günümüze kadar yansıyan çok önemli siyasi ve askeri sonuçları olmuştur ve bu sonuçların günümüze de yansımakta olduğu gözlenmektedir. Bu zaferle, Türk Ulusunun son neferine kadar yok edilmedikçe, Türk'ün istiklalinin elinden alınamayacağı, Türklerin yalnız askeriyle değil, milletiyle topyekün olarak savaştıkları bir kere daha ispatlanmıştır. 30 Ağustos zaferi, Türk Ordusu'na "silahlı kuvvetler günü" olarak armağan edilmiştir. Türk silahlı kuvvetleri ülkemizin huzur ve bekasını sağlamak, bölgemizde ve dünyada sürekli barışın tesisine katkıda bulunmak için tarihinden ve milletinden aldığı güçle, modern harp silah ve teçhizatıyla, güçlü ve dinamik personeliyle, ulaştığı yüksek eğitim seviyesiyle, azimli ve kararlı komuta kademesiyle, dostlarının ve ülkemizin güvencesi, düşmanlarımızın korkulu rüyası olmaya devam etmektedir. Dünyanın sayılı askeri güçlerinde birisi olan silahlı kuvvetlerimiz her zaman, her yerde ve her şartta verilecek görevleri ifaya hazırdı” diyerek Millî egemenlik, milli şuur ve tam bağımsızlık esasına dayanan Atatürk ilkelerinin, bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Türk Silahlı Kuvvetlerine rehber olmaya devam edeceğinin altını çizdi.

Piyade Teğmen Ramazan Özkaya konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi;

“Bu kutsal ve tarihi gün vesilesiyle ulusça başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere, dava arkadaşları ve aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, şükranlarımızı sunuyoruz.”

Törende öğrenciler tarafından şiirler okunurken Halk Eğitim Merkezi Halkoyunları ekibince gerçekleştirilen gösteri beğeni topladı.

Törene Artvin Vali Yılmaz Doruk, Garnizon Komutanı Piyade Albay Piyade Albay Şükrü Şenduran ve Belediye Başkanı Demirhan Elçin, Artvin Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Burak Onay, Artvin Çoruh Üniversitesi Rektör Yardımcısı Aydın Tüfekçioğlu, Artvin İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, İl Jandarma Komutanı Mustafa Kılınç, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

DİLAN ŞAHİNBAŞ

 

 

 


Bu haber 77 defa okundu.
Kaynak :